Medimagazin logo
3 bine yakın hemşire ve ebe yurt dışı hazırlığı yapıyor
Tüm Aile Sağlığı, Sağlık Memuru – Acil Tıp Teknisyeni – Hemşire ve Ebe Derneği (İSAHED) Yönetim Kurulu Başkanı Vildan Aydın, 3 bine yakın ebe ve hemşirenin Almanca, İngilizce kurslarına giderek, yurt dışına hazırlık yaptığını söyledi. Derneğin kayıtlarına göre, son dört ayda 48 hemşire yurt dışına göç etti.
Kaynak: Diken - Mesude Erşan
3 bine yakın hemşire ve ebe yurt dışı hazırlığı yapıyor
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

Diken'den Mesude Erşan'ın haberine göre, hekimler gibi hemşireler, farklı alanlardan sağlık profesyoneli şiddet, itibarsızlaştırılma ve ekonomik koşullarının düzeltilmemesi gibi sebeplerle, başta Almanya ve İngiltere olmak üzere başka ülkelerde gelecek arıyor.

En zorlayıcı sorunlardan biri sağlıkta şiddet. Bu sadece hekimlerin sorunu değil. Ebe-hemşire, idari personel, işçi herkes sözlü ya da fiziksel şiddetle karşı karşıya kalıyor. 

Geçen hafta üç günde, üç hemşire görevi başında saldırıya uğradı. Şanlıurfa’da Mehmet Arslan’ın kolu kırıldı,  İstanbul’da hamile Gülhan D. hasta yakınları tarafından vahşice tekmelendi. Hemşire Ömür Erez ise başından silahla vurularak öldürüldü. Bunlar sadece basına yansıyan üç sağlıkta şiddet haberi. 

Kadınlar daha çok şiddete uğruyor

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 1 Ocak 2020-31 Aralık 2020 tarihleri arasında, 11 bin 942 beyaz kod (Sağlık Bakanlığı’nın sağlıkta şiddet birimi) verildi. Bunların 9 bin 108’i dava konusu oldu. Beyaz kodun, 2 bin 4’ü fiziksel ve sözel, 234’ü fiziksel, 9 bin 704’ü de sözel şiddet için verildi. En çok beyaz kod başvurusu, devlet hastanelerinden (4 bin 226) yapıldı. İkinci sırada araştırma ve eğitim hastaneleri (2 bin 541), üçüncü sırada da aile sağlığı merkezleri (2 bin 96) yer aldı. Sağlık çalışanları içinde hekimler (6 bin 319) şiddete en sık uğrayan kesim. Onları hekim dışı sağlık personeli (4 bin 585), sürekli işçi (bin 300), idari hizmet personeli (bin 114), şirket çalışanı (222) ve diş hekimi (33) izliyor. Aynı veriye göre, kadın sağlıkçıların (7 bin 425) başına, erkeklere (6 bin 166) göre daha fazla geliyor. Sağlıkçıların en sık şiddete maruz kaldığı birimlerse, poliklinikler (3 bin 695) ve aciller (3 bin 440).

‘Acaba bugün başıma ne gelecek’ 

Son yıllarda gündemden düşmeyen ve gideren artan sağlıkta şiddet sorunu ile ilgili görüştüğümüz Aydın, “Son altı ayda 200’e e yakın sağlık çalışanı şiddete uğradı” dedi. Bu derneğin ulaşabildiği rakam, tahminine göre gerçek sayı bunun çok üzerinde: “Söz konusu 200 saldırıyı gerçekleştirenlerin sayısı 361. 250’ye yakını hiç işlem yapılmadan salıverilmiş. Sağlık çalışanı sürekli tedirgin. Her birimiz, evinden çıkıp işine giderken ‘Acaba bugün başıma ne gelecek, kaç hasta ya da hasta yakını saldıracak’ diye düşünüyor.”

Meslektaşı Ömür Erez’in öldürüldüğü haberi aldığında, odasında tek başına oturduğunu anlatan Aydın, yaşadığı tedirginliği ve duygularını şöyle ifade etti: “Kapım açıktı ve dışarıda hastalar vardı. Oturduğum yerde bir anda kafamı kaldırdım ve kapıya baktım. ‘Şu anda birisi gelip, elinde silahla kafama sıkabilir’ diye düşündüm. Kanım dondu. Her yaralanan, her darp edilen, öldürülen arkadaşımızla birlikte bütün sağlık çalışanları tekrar tekrar bunu yaşıyoruz. Başka şeyler konuşmak isterdik. Ancak vatandaş ile sağlık çalışanları, karşılıklı çatışan iki tarafmışız gibi karşı karşıya getirildi maalesef. Kapıdan giren her hastayı tehdit olarak algılıyorum. En kanlı savaşlarda bile sağlık çalışanına dokunulmazken biz kendi halkımız tarafından katlediliyoruz. ” 

Şiddet uygulayan men edilsin

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet uygulayanların sağlık hizmetlerinden süreli veya süresiz men edilmesi gerektiğini söyleyen Aydınşöyle devam etti: “Bu davranışların cezai bir karşılığının olmaması şiddete zemin hazırlayan faktörlerden. Adli ve idari süreçlerde kişiler herhangi bir yaptırımla karşılaşmıyor. Sağlık kurumlarında şiddet,  hakaret, zorbalık, seslerini yükselterek talepte bulunmak doğal ve genel iletişime dönüştü. Bu çok kaygı verici.  Hasta bana küfür ediyor, sonra yan odaya geçip enjeksiyonu yaptırıyor. Bu kabul edilir, insan onurunun kaldırabileceği bir şey değil. Meslektaşım da buna içi kan ağlayarak yapmak zorunda kalıyor. Etkin, caydırıcı, uygulanabilir, sağlıkta şiddet yasasının bir an önce çıkarılmasını istiyoruz.” 

Gerçek ihtiyacı olan şiddet uygulamıyor

Sağlık kurumlarıyla ilgili, herkesin her istediğini, her an alabilecekmiş gibi bir algının yaratıldığını vurgulayan Aydın, uygun olmayan talepler karşılanmadığında bazı hasta ve yakınlarının sorun çıkardıklarını anlattı: “Bir hastanın işlemi için dört kişi geliyor mesela. Üçü dışarıda bekliyor. İstediği yerine getirilmezse kalabalık içeri girip personeli darp ediyor, bıçakla, silahla tehdit ediyor. Hem kadın hem sağlık çalışanı olarak kendimiz için iki kere korkuyoruz.”

Sağlık kurumlarının doğru ve etkili kullanılmaması nedeniyle aşırı yığılmalar yaşandığını belirten Aydın, “Gerçekten hasta olup, sağlık personeline saldıran bir hasta ben 25 yıldır hiç görmedim. Ama şımarıkça bir tutumla gelenler, istediklerini hemen almak istiyorlar. Alamayınca da saldırganlaşıyorlar. Ağrı kesiciyle geçirilecek baş ağrısı için, parkta düşüp elinin kenarı çizilen çocuk için vs. o kadar basit şeyler için bile geliyorlar ki. Şuursuzca başvuru var” diye özetledi.

Yurt dışı için ajanslar var

Çok fazla sayıda deneyimli, donanımlı sağlık çalışanının istifa ettiğini belirten Aydın, “Sahada çok etkili hizmet sunabilecek arkadaşlarımız ya müdürlüklerde, merkez kurumlarda masa başı işlere geçmeye çalışıyorlar ya da tamamen istifa ediyorlar” dedi.

Yurt dışına gitmek isteyenlere hizmet veren ajanslar, acenteler bulunduğunu anlatan Aydın, “İki çocuğum var, ben bile gitmeyi düşünüyorum.  Emekliliğim yakın olmasa, sıfırdan başlamayı göze alacak hale geldim. Çok samimi söylüyorum, artık insan sevgimi sorguluyorum” diye konuştu.

Soruşturmalar yıldırıyor

Sağlık Çalışanları Hak Ve Mücadele Derneği (SAHADER) Başkan Yardımcısı Servet Dağaşan, sağlık çalışanlarının itibarsızlaştırmasının en büyük sorunlardan biri olduğunu söyledi: “Hasta hakları denilerek, tüm şikayetlerin değerlendirilip soruşturma açılmasının sonuçların biri de itibarsızlaştırma ve şiddet. Hastanın refakatçisi tansiyonunu ölçülmedi diye şikayetçi oluyor buna bile soruşturma açılıyor” dedi. 

Pandemi sürecinde sağlık bakanlığının ek ödeme yapılacağı yönündeki açıklamaların dahi hasta ve yakınları tarafından kullanıldığını belirten Dağaşan, “Bize ‘Devlet size çift maaş veriyor, benim dediğimi yapmak zorundasınız’ diyorlarBenim aldığım ek ödeme 81 lira. 7 lira alan da oldu. Yakınlarımızı inandıramıyoruz bu rakamlara. 26 yıllık laboratuvar teknisyeniyim, iki çocuk ve eş yardımı almama rağmen son zamla maaşım 6 bin lira oldu. Döner sermayeden çok pay alıyoruz zannediliyor. Hiç döner sermaye veremeyen hastaneler var. Ben on yıldır döner sermaye almadım. Üstelik almadığım halde, vergisini ödüyorum. Biz emekliliğimize yansıyacak, insanca yaşatacak tek ücret talep ediyoruz” diye konuştu.

Cezasız şiddet cesaretlendiriyor

Şiddetin cezasız kalmasının cesaretlendirici olduğunu hatırlatan Dağaşan, şöyle devam etti: “Şiddet uygulayan ifadesini verdikten sonra, uyguladığı şiddetin dozu, derecesine bakılmaksızın serbest bırakılıyor. Bu insanlara rahatlık veriyor, ellerini kollarını sallayarak istediklerini yapıyorlar. Şiddet normalleşti adeta.”

‘Genç olsam…’

Hekim, hemşirenin yanısıra her branştan sağlık çalışanının yurt dışına gitme yolları aradığını belirten Dağaşan, şunları anlattı: “Sağlık çalışanları olarak bize değer verilmediğini düşünüyoruz. İmkanım elverse, birkaç yaş daha genç olsam ben de dil kursuna giderim. Elbette vatan gibisi yok ama şartlar bizi çok zorluyor. Sağlık sisteminde nereye elimizi atsak orada kalıyor. Bunlar yetmiyormuş gibi şiddet üstüne tuz biber ekiyor. Pandemi üstümüzden geçti, hala da eziyor. Herkes saldı ama sağlık çalışanları hala en önde mücadeleye devam ediyor.”

Hükümete yakın sendikalar belirliyor

Sağlık kurumlarında ortam ve yönetim şekli de çalışanları kaçıran faktörler arasında yer alıyor. Ciddi oranda personel açığı bulunduğunu anlatan Dağaşan, iş yükünün çok ağır olduğunu belirtti. Hükümete yakın sendikaların sağlık bakanlığı ve hastanelerin yönetimleri üzerinde etkili olduğunu anlatan Dağaşan, “Sendikaya, idareye yakın olmak avantaj. Üç kişilik serviste yedi kişi çalışıyor. Başka servisler personel sıkıntısı çekiyor. Sendikanın belirlediği kişiler, rahat birimlerde çalışıyor. Bu ortamlar sağlık çalışanlarını yıldırıyor” dedi.

Öte yandan sadece geçen yıl bin 400’den fazla hekim, yurt dışı başvuruları için Türk Tabipleri Birliği’nden iyi hal belgesi aldı. Kamudan istifa eden hekim sayısının ise 8 bini bulduğu tahmin ediliyor. 

i̇sahed
hemşire
ebe
yurtdışı
göç
sağlık çalışanları
Yorum (2)
ismail yetenek
Yurt dışına gitmek isteyen elini çabuk tutsun.Korkarım,devlet,personeli elinde tutmak için ciddi sınırlamalar getirecek bu gidişle..
6
Cevapla
Yaşar Tunca
Hekimler iki aydır maaş zammı bekliyor. Sayın CB ve SB müjde verdi, Meclis oybirliğiyle kabul etti ama hala tık yok? Hemen bugün yürürlüğe girmesini bekliyoruz..
6
Cevapla
Yorum Yaz
0/300