AYDIN (A.A) - (Suat Deniz) - Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr Mehmet Eskin, Koç Üniversitesi Endüstri ve Örgüt Psikolojisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Aycan ve Middlesex Üniversitesinde doktora programında araştırma görevlisi olarak çalışmalarını yürüten Serap Yavuz, iş, aile ve özel hayatı denegeleme sanatını anlattıkları ''Hayat Dengesi'' isimli kitabı yayınladılar.
Doç. Dr, Eskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendisinin daha önce de ''İntihar'' isimli bir kitap yayınladığını, son yayınladıkları kitapta ise bugüne kadar sözü edilen ''iş ve aile'' dengesine ''ben''i de eklediklerini anlattı.
Kitapta hayat dengesini kuramayanlara 7 basamaklı bir sorun çözme yaklaşımı getirdiklerini belirten Eskin, hayatın üç alanı olan ''iş, aile ve 'ben''in dengesinin çok önemli olduğunu ifade etti.
İyi bir çalışan, iyi bir ebeveyn veya eş olmak istemlerine rağmen hayatın ''iş aile ve ben'' kavramları arasına sıkışmış durumda olduğunu kaydeden Eskin, şöyle konuştu:
''Kitapta insanın işi, ailesi ve özel hayatıyla ilgili alanları tespit ettik. Burada olabilecek dengesizlikleri ele aldık. Örneğin, çok fazla işine odaklanıp, işkolik olan birisinin kariyerinde yükselme pahasına neleri kaybedebileceği, bu 'ruh sağlığı, sevdikleri ailesi' olabilir. Ya da bunun tersine çok fazla sevdiklerine odaklanan birisinin bu kez işinde ilerleyemeyebileceğini anlattık. Bunları nasıl dengeye getirebilirizi, sonuçlarını düşündük. Bunun da birtakım psikolojik sonuçlar, stres, depresyon gibi kişisel sorunlar olabileceğini tanımladık. Bu dengesizlik aileye de yansıyabiliyor. Buraya yansıdığında iş verimi, buna bağlı geliri düşebiliyor. Sonuçta aileyi olumsuz etkiliyor. Kitapta bunu anlattık. Kitapta ana hedef, insanlara ''şunu yapın, bunu yapın'' demiyor. Ama bunları nasıl çözebileceğini öğretiyor. Sorunların çözümüne yardımcı olan bir kitap.''
-HAYAT DENGESİ ARAŞTIRMASI-
Doç, Dr. Eskin, insanların hayat dengesinin bozulmasının hayatın sonu olmadığını, aslında bir şeyleri değiştirmek için bir uyarı olduğunu anlattıkları kitapta, hayat dengesi konusunda Türkiye'deki durumu ortaya koymak için bir araştırma yaptıklarını, özel sektördeki bankalarda yönetici veya memur olarak çalışan, 38 şehirdeki 463 kişinin katıldığı araştırmadan şu sonuçların çıktığını söyledi:
''Kadınlar haftada 46, erkekler ise 50 saati iş yerinde geçiriyor. Buna rağmen kadınlar erkeklere kıyasla daha fazla iş yükleri olduğunu söylüyor. Babalar çocuklarıyla haftada ortalama 15,5 saat, anneler 21 saat geçiriyor. Babalar, annelere kıyasla çocuklarla geçirdikleri zamandan daha memnunlar. Çocuklarının da memnun olduklarını düşünüyorlar. Anneler ise hem çocuklarına ayırdıkları zamandan memnun değiller, hem de çocuklarının bundan şikayetçi olduğunu düşünüyorlar.
Erkekler, kadınlara oranla eşlerinden daha fazla destek aldıklarını ifade ettiler. Kadınlarsa evde eşlerinden daha az destek görüyorlar. Bu destek genelde manevi. İş paylaşımında fazla görülmüyor.
Kadınlar, erkeklere göre daha az yönetici desteği aldıklarını söylüyorlar. Anne katılımcılar, babalara oranla hayattan daha fazla doyum aldıklarını belirtmelerine rağmen, babalara göre daha yüksek oranda depresif duygu durumu yaşadıklarını ifade ettiler.''