Medimagazin logo

"Rektörlük süresi 3+3 olsun"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Yüksek Öğretim Kurulu(YÖK)’nun hazırladığı yeni yasa tasarısını değerlendirdi.
"Rektörlük süresi 3+3 olsun"
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

SAMSUN-Yasa taslağında birçok eksiklik bulunduğunun altını çizen Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan, tasarıda üniversitelerdeki eğitim bilimsel kalite denetlemesini yeni adıyla Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu’nun yapacağının öngörüldüğünü söyledi. Devletin bir kurumu olan YÖK’ün yine bu kurula bağlı olarak kurulan devlet üniversitelerini denetleyecek olmasının uluslararası standartlarda kabul edilebilir bir şey olmadığını kaydetti.

Yükseköğretim sistemini değiştirmek isteyen YÖK’ün hazırladığı yasa taslağı, üniversitelerde tartışılmaya devam ediyor. Taslağı üniversitelere nasıl yansıyacağını Cihan’a değerlendiren OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, tasarıda yer alan maddelere ilişkin görüşlerini dile getirdi. Mevcut sistemin bugünkü şartlara uyum sağlayamadığı ve değişmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Akan, yeni tasarının ise bu haliyle kabul edilebilir olmadığını vurguladı.

Tasarının uluslararası standartların kabul etmeyeceği tarzda denetim mekanizması getirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Akan, "Dış denetleyici olarak yükseköğretimin eğitim bilimsel kalite açısından denetlemesini Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu yapacak. Devletin bir kurumu olan YÖK, yine bu kurula bağlı olarak kurulan devlet üniversitelerini denetleyecek. Yani bir anlamda devlet devleti denetlemiş olacak. Bu uluslararası standartlarda kabul eldir bir şey değil. Çünkü dış denetleme kurul veya kuruluşlarının bağımsız olması gerekir. Bunun da yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Bağımsız ayrı bir kurul alması lazım." dedi.

"AÇIK ÖĞRETİM KAVRAMINI ARTIK TASARIDAN KALDIRMAK GEREKİR"

Üniversitelerde öğretim üyeleri üzerinde ders yükünün çokluğunun ikinci öğretimden kaynaklandığını ve bunun da tasarıda korunduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Akan, "Bu konu düşündürüyor. Yine tasarıda açık öğretim ve uzaktan eğitim tanımlamaları birbirinin aynı. Yani, bu tasarıya göre açıköğretim ile uzaktan öğretim aynı statüde. O zaman bu terimlerden birini yok edilmesi gerekir, bu da açık öğretim terimidir. Açık öğretim kavramını artık tasarıdan kaldırmak gerekir. Kastedilen eğitim uzaktan eğitim yöntemleri belirlemektedir. Açık öğretimde kitap yolla sınav yap yöntemi terine bilişim teknolojileri kullanılarak eğitimini daha kolay gerçekleştirebilir." diye konuştu.

"KONTENJANI KİMİN BELİRLEYECEĞİNE YER VERİLMEMİŞ"

Tasarıda aynı alandan iki kez rektör seçiminin engellenmesinin uluslararası hukuka ve demokrasiye aykırı olacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Akan, rektörlük süresinin 5 yıl yerine performansa dayalı 3+3 olmak üzere iki dönem olmasını önerdi. Yılsonundaki akademik faaliyetlerin puanlanarak, başarılı akademisyenlere akademik faaliyet ödeneği verilmesinin öngörülmesini olumlu karşıladığına da değinen Prof. Dr. Akan, "Bu anlamlı bir ödeme olursa hem performansı artırıcı olur hem de öğretim üyelerinin daha verimli olmalarını sağlar. Tasarıda öğretim elemanları üniversitede kadrolu veya sözleşmeli statüde görev yapar diyor ama kimlerin kadrolu kimleri sözleşmeli olacağı çok açık değil. Onun dışında diploma programlarını üniversite senatolarına bırakıyor. Bu doğru bir şey. Ama ben öğrenci kontenjanlarının da üniversitelere bırakılmasını ki kanun da kontenjanın kimin belirleyeceğine hiç yer verilmemiş. Bunun da üniversite senatoları tarafından belirlenmesi, YÖK’ün bunu ilke ve standartlarını ortaya koyması daha doğru olacaktır." ifadelerini kullandı.

ondokuz mayıs üniversitesi
yök yasası
yök yasa taslağı
hüseyin akan
Yorum (2)
Osman D
Ülkemizde birkaçı hariç özellikle resmi üniversitelerin çoğu dağ yiyen, fare doğuran verimliliğinde. Peki neden? Hiç düşündünüz mü? Düşünmedinizse ben söyleyeyim: Halihazırdaki rektörlük seçim ve atama sistemi üniversiteleri temelden vuruyor, gelişmelerini önemli derecede engelliyor. Belki hepsi değil, ancak çoğu üniversitede bir defa göreve gelen rektör, hemen gelecek seçimleri düşünüyor ve atamaları da üniversitenin gelişmesi ya da liyakat üstünlüğüne göre değil, tamamen oy hesabına göre yapıyor. Her gün akşama kadar konuşulan bilim ve gelişme değil. Oy hesapları, senin adamın, benim adamım... O nedenle bu sistem mutlaka değişmeli. Önerim: Rektörlük bir defaya mahsus ve 6 yıl süreli olmalı, yöneticilik tecrübesi ve bilimsel üstünlük gibi ön koşulları olmalı. (Bunun için bir puanlandırma da getirilebilir). İkinci kez adaylık kaldırılmalı. Rektörlük seçimleri ise mümkünse temelden kaldırılmalı, YÖK ün teklifi ile direkt seçimsiz Cumhurbaşkanı ataması getirilmeli. Gelecekte nice daha güzel ve bilimsel üniversiteler görmek dileği ile, Saygılarımla...
0
Cevapla
Erol Yıldırım
Rektörlük seçimleri üniversiteleri neredeyse bitirme noktasına getirdi.Bilim ve eğitim yuvaları olması gereken bu kurumlar seçim ve siyasi çekişmeler,entrika ve dedikodu merkezleri haline geririldi.Deneyim ve bilimsel yatkınlığı olmayan kişilerinde rektör olarak atanmaları huzursuzluğu dahada artırıyor.Kokuşmuş bu sistemin gözden geçirilme zamanı gelmiştir artık!
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir