Medimagazin logo
'Doktorların işine bile karışıyorlar!' Doğum koçu tartışması... Evde doğum yaptırmaya çalıştı, bebek hayatını kaybetti
Önceki gün sosyal medyada yer alan bir paylaşım doğum koçları ve evde doğum konusundaki tartışmaları tekrar gündeme getirdi. Ankara’da yaşanan doğum koçu skandalına tepkiler büyüyor. Uzmanlar evde doğumun anne ve bebek sağlığını tehlikeye attığını, doğum koçlarının doğum yaptırma yetkilerinin asla bulunmadığını ısrarla söylüyor. İşte detaylar...
Kaynak: Hürriyet - Sedef Batı - Tuğba Öztürk
'Doktorların işine bile karışıyorlar!' Doğum koçu tartışması... Evde doğum yaptırmaya çalıştı, bebek hayatını kaybetti
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

Hürriyet'ten Sedef Batı ve Tuğba Öztürk'ün haberine göre, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı ve Medimagazin Genel Yayın Yönetmeni Dr. İbrahim Ersoy, 12 Ocak günü sosyal medya hesabından bir bebeğe ait bir adli rapor paylaştı. Bu paylaşıma konu olan olayın basına yansıması ile de doğum koçları ve evde doğumlar bir kez daha tartışmaya açıldı.

 

 

Söz konusu olayda, evde gerçekleştirilen doğum esnasında bebeğin ters gelmesi ve doğum kanalında kalması nedeniyle 112 Acil Servis arandı. Doğumun evde doğum koçu tarafından gerçekleştirilmeye çalışıldığı öğrenildi. Hastaneye kaldırılan kadının sağlık durumunun iyi olduğu ancak maalesef bebeğini kaybettiği bildirildi.


Doğum koçu skandalı: 'Makat gelişi' evde doğum yaptırmaya çalıştı!


Peki, doğum koçları tek başına bir doğumu gerçekleştirecek yetkinliğe sahip mi? Nasıl bir eğitimden geçiyorlar? Anne adayları hastane yerine neden evde doğumu tercih ediyor?

Yurt dışında ‘Doula’ olarak adlandırılan doğum koçları "doğum öncesi, doğum esnası ve doğum sonrasında anne ve bebeğine fiziksel ve psikolojik destek sağlayan kişiler" olarak tanımlanıyor. Doğum yaklaşırken anneye rahatlatıcı pozisyonlar öneren, nefes terapisi, masaj gibi teknikleri kullanarak anneyi rahatlatmaya, doğumu kolaylaştırmaya çalışan doğum koçları son yıllarda oldukça popüler hale geldi.

Zira kimi anne adayı, hastane ortamından ürktüğü için doğumunu evde yapmayı tercih ediyor, kimi özellikle içinde bulunduğumuz şu dönemde hastanede olmayı daha riskli buluyor, kimi de evde kendi doğal ortamında daha rahat edeceğini düşündüğü için evde doğal doğumu tercih ediyor.

  • Peki evde doğum güvenli ve gerekli mi?
  • Ne kadar sürelik bir eğitimden geçiliyor?
  • Evde doğumun riskleri neler?
  • Evde doğumu kimler yaptırabilir?
  • Doğum koçlarının doğum yaptırma yetkisi var mı?
  • Doğum koçu olmak için sertifikalar nereden alınıyor?

Bundan 40-50 yıl önce tıbbı bir gereklilik olmadıkça doğumlar evde gerçekleşirdi ancak anne ve bebek kayıpları da bugüne nazaran çok daha yüksekti. Bazı ünlülerin de tercih etmesi nedeniyle popülerliği oldukça artan ve trend haline gelen evde doğum hakkında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Kağan Kocatepe, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy ve Sağlık Bakanlığı ve Anadolu Ebeler Birliği Derneği Başkanı Nesibe Uzel Yar konuştuk.

‘Evde doğum için yeterli altyapı yok’

Kağan Kocatepe, evde doğumun, Avrupa ülkelerinde sıklıkla gerçekleştirilen bir doğum şekli olduğunu ancak bunun belli başlı koşullarının olduğunu söyledi:

“Avrupa ülkelerindeki şehirlerin nüfus olarak bize göre nispeten çok daha az olması ulaşım kolaylığını beraberinde getirdiğinden acil bir durum söz konusu olduğunda, evde komplike olmuş bir doğum söz konusu olduğunda ambulansın eve gelerek anne adayını hastaneye götürmesi kısa zamanda gerçekleşebilmektedir. İstanbul'da ve diğer kalabalık şehirlerimizde böyle bir imkan söz konusu değildir.”

Kocatepe, ayrıca ülkemizde ebelik sisteminin tam oturmamış olmasından dolayı ebelerimizin bir kısmının yeterince doğum sayısına ulaşmadan diplomalarını alabildiklerini, bunun da ebelerin doğumda tek başlarına kaldıklarında, bir ebenin müdahale edebilmesi gereken bazı durumlarda yetersiz kalmalarına yol açabileceğini belirtti.

‘Doğum yapılacak en güvenli yer hastanedir’

Kocatepe, ülkemizde doğumları evde yaptırmak için yeterli altyapının olmadığını, anne adayı ve bebeğin hayatının eşit derecede önemli olduğu günümüz tıbbında, en azından ülkemizde, en güvenli doğum yapılacak yerin hastane olduğunun altını çizdi ve ekledi: “Bazen normal doğum esnasında acilen sezaryene geçilmesi gerekebilir veya doğum sonrası kanamalar olabilir. Bunun için doğum yapılacak yerde hastane donanımının olması veya hastaneye kısa sürede ulaşma imkanının olması şarttır. Doktorların evde normal doğum yaptırması yasaktır ve zaten bence uygun değildir.”

'Doğum koçları doğum yaptıramaz'

Ülkemizde yasal olarak doğum yaptırma yetkisinin sadece ve sadece ebelere ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına ait olduğunu belirten Kocatepe, acil durumlarda diğer branş doktorları veya pratisyen hekimlerin de doğum yaptırabileceğini vurguladı. Kocatepe, doğum koçlarının eğer aynı zamanda ebe değillerse asla doğum yaptıramayacağını ve tıbbi bir sürece müdahalede bulunamayacaklarının altını çizdi.


Karısının doğum sancıları başladığında onu alıp hastaneye götürmek yerine 'Evde doğum nasıl yapılır' videoları izlemeye başladı. Kız kardeşini de yardıma çağırdı ve birlikte izledikleri videolarla doğumu evde gerçekleştirdiler ancak maalesef bebek ölü doğdu. Güney Hindistan'da hamile karısını hastaneye götürmek yerine bebeği evde dünyaya getirmek isteyen Hintli adamın yaptığı bebeğinin ölümüne neden oldu..


'Merdiven altı iş yapıyorlar'

Doğum koçluğu noktasında en başından beri sıkıntıların olduğunu söyleyen Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy, "Bu işler, Sağlık Bakanlığı tarafından yetki verilmemiş kişiler tarafından yapılıyor. Bakanlık'a bu konuda şikayetlerin de çok geldiğini biliyoruz. Bazı özel kuruluşlar birtakım sertifikalar veriyor ancak bunların resmi hiçbir anlamı yok. Tamamen kayıt dışı bir meslek, özel sektörün para kazanmak için yaptığı bir şey. Resmen kaçak, merdiven altı iş yapıyorlar" diyerek uyarıda bulundu.

‘Koçluk’ adı altında toplanan hizmetlerin işin ehli olmayan kişiler tarafında yapıldığına ve bunun sonucunda da sıkıntılı olayların yaşandığına değinen Ersoy, "Örneğin doğum koçları, doğuma girip doktorların işlerine kadar karışıyorlar" dedi.

'Hava atma aracı olarak kullanıyorlar'

Gebenin bir doğum koçuna ihtiyacı olmadığı gibi bu durumun da tartışmaya kapalı olduğunu söyleyen Ersoy, şöyle konuştu:

"Hamile kadının, doğum uzmanına veya ebeye ihtiyacı vardır. Diğer konularda da başka destekler alabilir ama örneğin psikolojik açıdan destek almak istiyorlarsa psikologlar var. Nefes alma verme ya da emzirme gibi eğitimleri kadın doğum uzmanlarını da veriyor. Doğum koçlarına boşu boşuna para harcıyorlar. Bu son zamanlarda sosyal medyada doğum koçunu etiketleyip insanların hava atma aracı olarak kullandıkları bir şey oldu. Bu gibi şeyler hem anne hem de bebek hayatını tehlikeye atıyor."

Basına yansıyan habere ilişkin de açıklama yapan Ersoy, "Kadın doğum doktoru bile bu durumda evde doğum gerçekleştirmezdi. Buna rağmen evde doğum yaptırmaya çalışması hukuki anlamda da birtakım sonuçlar doğuracaktır" dedi.

'Toplum sağlığını tehdit ediyor'

Nesibe Uzel Yar, sağlık personeli olmadığı halde bazı kişilerin gebe izlemi, takibi, eğitim ve danışmanlığı üslenmesinin kesinlikle yasal bir durum olmadığını söyledi. Bu durumun toplum sağlığını son derece tehdit eden sonuçlara neden olduğunu belirten Yar, ‘’Biz 25 Temmuz 2021 tarihinde bu denetimsiz ve kontrolsüz doğum koçluğuyla (doualık) ilgili dernek avukatımız yoluyla bir dilekçe gönderdik. Dilekçe sonucunda da bakanlık olayı takibe alıp Ekim ayında, bir meslek icra etmeyi sağlayacak onaylı bir sertifika programlarının olmadığını söylediler’’ açıklamasında bulundu.

Sağlık Bakanlığı ve Anadolu Ebeler Birliği Derneği’nin bu konuyu yakından takip ettiğini de dile getiren Yar, sözlerine şöyle devam etti:

"Anne ve bebek sağlığını korumak için ülkelerde güçlü bir ebelik sisteminin olması gerekiyor. İyi ebelik sisteminin oturmadığı ülkelerde bu tür boşluklar oluşabiliyor. Bu da halk sağlığını tehdit ediyor. Ebelerin mesleki otonomisi korunmalı ve mesleki uygulama alanları genişletilmelidir. Çünkü ebeler bir kadının üreme çağı dönemince gebelik, doğum, lohusalık gibi tüm dönemlerde eğitim ve danışmanlık verecek kişilerdir. Ayrıca bir sağlık problemi oluştuğunda bunu ilk tespit edebilecek ve hekimle ilişkilendirecek yegâne sağlık personelidir’"

Doğum koçlarına ne kadar ödeniyor?

Doğum koçu (doula) ücretleri, kişinin talep ettiği hizmete göre değişiyor. Hamile pilates'i, yoga, nefes egzersizleri, masaj, aroma terapi, doğumda pozisyon önerileri, emzirme, bebek bakımı, sütü artıran yöntemler gibi birçok başlık altında toplanan eğitimlerin her bir kalemi ayrı olarak fiyatlandırıyor. Birçok eğitimin olduğu belirtilen paket için anne adayı, doğum koçuna ortalama 2.000 lira ödüyor. Özel hemşire ya da emzirme danışmanlığı alırsanız da saatlik olarak ücretler artıyor.

Ancak genel anlamda kendisini doğum koçu olarak adlandırmış bir kişinin bu hizmetten aldığı ücret 3.000-7.000 TL arasında değişiyor. Bu ücretler, kişinin tecrübesi ve mesleki durumu açısında da farklılıklar gösterebiliyor.

Herkes doğum koçu olabiliyor

İstanbul ve Ankara’da şubesi bulunan bir kurstan doğum koçluğu sertifika programı almak istediğimizi söyleyerek fiyat bilgisi aldık.

Yetkililer doğum koçluğu eğitimi için 2.800 lira fiyat isterken bu rakamın peşin ödenmesi halinde 2.000 liraya düştüğünü belirtti. Eğitim süresinin 3 ay sürdüğünü, bu süre zarfında 100 saatlik ders programı olduğunu, ancak kursa başlayan kişinin sertifika alabilmesi için herhangi bir üniversitenin sağlık bölümünden mezun olması şartı da aradıklarını ifade ettiler.

Doğum Koçluğu (Doula) Eğitimi Sertifika Programı adı altında sanal ortamda dahi 'eğitim' veriliyor. Herhangi bir mezuniyet şartı ve ön koşul istemeyen programın ücreti ise 699 lira.

Yaklaşık bir ay süren eğitimde 108 saatlik program sunuluyor. Üstelik yurt dışında yaşayanlar ve yabancı uyruklu vatandaşlar da eğitime katılabiliyor.

Program bittikten sonra sertifikanın alınabilmesi için internet ortamında bir test sınavı düzenleniyor ve 100 üzerinden en az 50 veya üzerinde bir puan alan kişi 'doğum koçu' oluyor.

 

doğum koçluğu
i̇brahim ersoy
anne ve bebek sağlığı
doula
Yorum (5)
Dr
Hastanın hiç mi suçu yok peki ? Bunlar doktoru beğenmeyip doktora atıp tutan kendisi doğum koçu peşinde gezen tipler olmasın ? İğneyi kendine de batırmak lazım.
22
Cevapla
ömer hayyam
ENTEL-DANTE-BİÇİMSONİK ne idüğü belirsiz sertikasyonlar ile sistem ucube koçlar-uzmanlar-terapistler-çay satıcıları üretmemelidir... doğum koçunun evde olabilmesi için anne ve babanın rızası gerekli... kim kimin evine girebiliyor... parayı vermişler gel yaptır diye... hadi bunların aklı yok, doğum koçu neyine güvenmiş...
7
Cevapla
ftr
Rahmetli levent kırca hep aklıma geliyor
5
Cevapla
murat çelikten
Güzel memleketimizde herkes herşeyden anlıyor. Hepimiz futbol uzmanıyız mesela, hepimiz yeri geldiğinde doktoruz. Komşumuza ilaç öneririz. Kaynıma iyi geldi deriz. Ülkemizde her sorunun temeli eğitimdir arkadaşlar. Açın google a "Koçluk eğitimi" yazın. Ben de size günaydın diyeyim. Daha önce hiç duymadığınız aklınızın ucuna bile gelmeyen nice koçluklar varmış değil mi? Doğum koçu, duygusal koçluk, yaşam koçu, çevik koçluk, kariyer koçluğu, yönetici koçluğu, ebeveyn koçluğu, ilişki koçluğu, mentor koçluk, öğrenci koçluğu, cinsel koçluk, manevi yaşam koçluğu (dinsel koçluk)...... Yazmakla bitmeyen her şeyin koçluğuna dair ne işe yaradığı bilinmeyen ve denetimi sıfır bir dünya sertifikalı eğitim veriliyor. Sonra da "şeyh uçmaz mürid uçurur" sözünü hayata geçiriyorsunuz. PR, Sosyal medya, algı operasyonları ile popüler erişilmez bir eğitimci imajı da yarattınız mı deymeyin keyfinize. Asıl sorun biz hekimlerde. En yüksek puanlarla zorlu eğitimlerden geçerek hekim oluyorsunuz. Ancak aldığınız diploma Hacettepe ingilice tıptan dahi olsa başka bir ülkede denkliği yok. Bilimsel veriler ışığında tedavi uygulayalım diyoruz ancak üç kuruşa çalıştırılıyoruz ve herkese farklı ücret verildiği için kimse bir araya da gelemiyor. Hepimizin gözü diğerinde. Birlik olamıyoruz. Elalem sıfır eğitimle zırcahil beyinle senden iyi şartlarda yaşıyor üstelik senin sırtından kazanıyor (senin yapman gerekeni yaparak). Sen maaşın dışında bir gelir istersen suçtur. Ama dışarda zırcahil şarlatanlar kafasına mes eline tespih alıp benim tedavi ettiğim kişilere cin musallat olmaz deyip tokatlıyor. Herkesin aldığı yanına kar kalıyor. Maalesef örf adet, gelenek, göreneklerimiz elele hızla asimile ediliyor. Hepimiz de seyirci kalıyoruz. Umarım gelecek nesillere temiz, ahlaklı dürüst bir alem bırakırız. Ama ben umutsuzum. Kalın sağlıcakla
3
Cevapla
asi
Doktorların işine kim karışmıyor, kim karıştırılmıyor ki ? Doktor harici herkes herşey biliyor. Yargı öyle Vatandaş öyle Siyasetçi öyle Yardımcı sağlık personeli öyle Sağlık yöneticileri öyle ………….öyle………… ♾ Anlaşılan bir vukuat ile ihale doğum koçuna kalmış.
1
Cevapla
Yorum Yaz
0/300