Medimagazin logo

İstanbul Eczacı Odası: Eczacılık fakültesi enflasyonuna son verilmeli

Sayısı 60’a ulaşan ve plansız olarak açılmaya devam eden eczacılık fakülteleri konusunda İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Pınar Özcan, tepki gösterdi. Özcan, "Bu ülkenin bu kadar çok sayıda eczacılık fakültesine ihtiyacı yok" dedi.
İstanbul Eczacı Odası: Eczacılık fakültesi enflasyonuna son verilmeli
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Pınar Özcan, eczacılık fakültelerinin plansız olarak açılmaya devam ettiğine dikkat çekerek "Türkiye'de eczacılık fakültelerinin sayısı 60'a ulaştı. Hindistan ve ABD'nin ardından eczacılık fakültesi sayısı en fazla olan üçüncü ülkeyiz. Bu ülkenin bu kadar çok sayıda eczacılık fakültesine ihtiyacı yok. Eczacılık eğitiminin kalitesini düşüren eczacılık fakültesi enflasyonuna artık son verilmeli. Bazı fakültelerin yeterli fiziki imkanı yok, bazılarının akademik kadrosu yok. Sadece dört duvardan fakülte olmaz" dedi. 

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Pınar Özcan'ın değerlendirmeleri şöyle:

“YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, hastanelerdeki doktor açığının giderilmesi için çalışmaları olup olmadığının sorulması üzerine, ‘Şu anda eğitimin hızlandırılması konusunda bir çalışmamız yok. Eğitim hızlandırılması kaliteyi düşürebilir. Tıp eğitiminde biz kaliteden ödün vermeyiz. YÖK olarak sağlık alanındaki kalite birinci önceliğimiz ama şu olabilir; uzmanlık, TUS sınavlarında, imkanlar ölçüsünde bazı kontenjanların sayıları, üniversitelerin, eğitim-öğretim ve uygulamalarını aksatmayacak, bozmayacak şekilde artırılabilir. Tıp kontenjanlarımızın gerçekten yeterli düzeyde olduğunu ifade edebilirim. Şu anda kontenjanları artırmak gibi bir gündemimiz, müzakeremiz yok. İlk 45-50 binde öğrenci alan bir sistemimiz var, bunu genişletmek gibi bir gündemimiz yok’ dedi.”

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Değil mi?

YÖK başkanının bu demecini okuyunca ne güzel diyorsunuz, ülkemde eğitimin niteliğine önem veriliyor. Hem de en yetkili kurumlarda… Demek ki devlet politikası buymuş sanıyorsunuz.

Sanmayın…

Sağlık gibi hata kabul etmeyen, kutsallığı tartışılmaz, cefası çok, manevi tatmin olmasa yapılması çok zor bir alanın eğitimi elbette çok önemli.

Ancak eczacılık eğitimi özelinde bugüne baktığımızda ne görüyoruz?

Kendi tavsiyesine kendi uymayan bir eğitim politikasıyla heder olan bir meslek…

2016 yılında bizzat Sağlık Bakanlığının bünyesindeki Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bir rapor hazırlamış. Ve demiş ki “2012 yılında revize edilen 2023 yılı hedeflerine göre olması gereken eczacı sayısı 31.300. Ancak 2014 yılındaki fakülte ve öğrenci sayılarına göre 2023’te beklenen eczacı sayısı 39.400”

Kaldı ki bu tespit yapıldığında eczacılık fakültesi sayısı 23’tü.

Bugün ise eczacılık fakültesi sayısı 60’a dayanmış durumda. Hindistan ve ABD'nin ardından eczacılık fakültesi sayısı en fazla olan üçüncü ülkeyiz. Bu ülkenin bu kadar çok sayıda eczacılık fakültesine ihtiyacı yok. Eczacılık eğitiminin kalitesini düşüren eczacılık fakültesi enflasyonuna artık son verilmeli.

Ve daha da kötüsü geçtiğimiz hafta basında yer aldı biliyorsunuz.

Samsun’da bir binanın önce işletme fakültesi olarak açılmasına, sonra yeterli öğrenci sayısı yok denerek Sağlık Bilimleri Fakültesi olmasına, 2019 yılında ise eczacılık fakültesi olarak kullanılmasına karar verilmişti.  Geçtiğimiz hafta itibarıyla ise ancak bugünün Türkiye’sinde yaşanabilecek bir durum gerçekleşti.

Samsun’da eczacılık eğitimi görmek için bu fakülteyi tercih etmiş öğrenciler Ankara’da oturacaklar. Neden mi?

Çünkü yaptım demekle olmuyor.

Çünkü Resmi Gazete’de yayımlandı diye dört duvardan fakülte olamıyor.

Çünkü dünyanın en güzel binasını da yapsan, kaliteli eğitim ortamı olmazsa ona “üniversite” diyemiyorsun.

Çünkü dört duvarın içinde eczacılık eğitimi için yeterli fiziki imkan yok, akademik kadro yok. Şimdi bu binayı tercih etmiş çocuklar, Ankara’da Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde eğitim görebilecekler. Yazık…

Hep söylüyoruz, yapmayın, fakülte enflasyonu diye bir kavram oluşturdunuz bu ülkede. Devlet hazırladığı raporla kendi ağzıyla bu enflasyona dikkat çekmişken hangi mantıkla hala yeni fakülte açıyorsunuz?

Eğitim, bir şehirde, ilçede ekonomik hareket sağlamak için kullanılacak bir alan olamaz, olmamalı. Siyasi gösteriş için kullanılamayacak bir konu eğitim. Yönetimler gelir geçer. Ancak bir ülkenin eğitim politikası hepimizin geleceğinin teminatıdır.

Dönelim YÖK Başkanının demecine.

Ne demişti? “Sağlık alanındaki kalite birinci önceliğimiz”

Hep beraber gülelim…

 

i̇stanbul eczacı odası
eczacılık fakültesi
pınar özcan
Yorum (1)
hasan
Eczacılık eğitimi sonucu birçok temel bilimlerde doktora yapma imkanı mevcut. Bundan dolayı çok fazla demek anlamlı değil. iyi bir eğitim alan ve doktora yapan gençler her yerde çalışabilir. Ancak her fakülteye en az bir yıl yabancı dil eğitimi uygulanması yararlı olur. Gençlerimiz batı ülkelerinde el üstünde tutuluyor. Vasıfsız iş gücü olmamalıyız. Keşke zamanında sendikalarımızda işçilerin eğitimine ağırlık verselerdi ve hükümetleri bu amaçla zorlasalardı. Öyle olsaydı bugün sendikasız işçi kalmazdı ve ülkemizde kalkınırdı. Ama biz yeni gelişmekte olan sanayicilerin yanlış uygulamalarla önünü kestik ve darbecilere 5 li çete olarak çanak tuttuk. Keşke öyle olmasaydı. Hep eleştiri yapmayalım, özeleştiri de yapalım.
3
Cevapla
Yorum Yaz
0/300