Medimagazin logo

Sağlık çalışanları acillerden şikayetçi

Dr. Yaşar Ulutaş, 'Sağlık çalışanlarına yönelik hastane acillerinde yaşanan şiddet olaylarındaki artış ve güvenliksiz ortamlarda çalışmanın getirdiği ölümler bizleri kaygılandırmakta, mesleğimizden soğutmaktadır'
 Sağlık çalışanları acillerden şikayetçi
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

 Adana'da sağlık çalışanları Adana Devlet Hastanesi önünde toplanarak sağlıkta dönüşüm politikalarını basın açıklamasıyla eleştirdi. Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, ATO Aile Hekimlik Komisyonu üyeleri, hekimler ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yönetici ve üyeleri ile sağlık çalışanlarının katıldığı eylemde, basın açıklamasını okuyan ATO Aile Hekimlik Komisyonu Başkanı Dr. Yaşar Ulutaş, “Acillerdeki çalışma ortamının da kapasitesinin üstünde, güvenliksiz ve uzun süreli çalışma bakımından madenlerdeki çalışma koşullarından bir farkı olmadığını kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Bu çalışma koşullarının ağırlığı nedeniyle sağlık çalışanları hastalarına nitelikli sağlık hizmeti sunamamaktadır. Bu durum sağlık çalışanlarını mutsuz etmekte, tükenmişliğe yol açmakta ve mesleklerini sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Sağlık çalışanlarının da iş cinayetlerinden payına düşeni aldığına üzülerek tanık olmaktayız" diye konuştu.

Aile Hekimliğine geçişle birlikte yıllarca hastane acillerinde çalışarak tecrübe kazanmış pratisyen hekimlerin Aile Hekimliğini tercih etmesiyle birlikte acil servislerde hekim açığının baş gösterdiğini ve bu birimlerde çalışan hekim sayısının neredeyse yarıya düştüğünü belirten Ulutaş, "Bu sayının yetersizliğine karşın kışkırtılmış sağlık hizmeti talebinin ürünü olarak 76 milyon insanın yaşadığı Türkiye'de acil başvuru sayısı 90 milyona ulaşmıştır. Nüfusu bu denli aşan acil servis başvurusuna başka bir ülkede rastlanmamaktadır. Bu talebi karşılamaya zorlanan acil servis çalışanlarının mağduriyeti büyüktür. Bu abartılı başvuruların sonucunda acil servisler sağlıkçılara yönelik şiddet olaylarının en sık yaşandığı birimler haline gelmiştir” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı’nın resmi açıklamalarına göre acil servislere yapılan hasta başvurularının yüzde 70’i acil olmayan vakalardan oluştuğunu hatırlatan Dr. Ulutaş, şöyle devam etti:“Sağlık çalışanlarına yönelik hastane acillerinde yaşanan şiddet olaylarındaki artış ve güvenliksiz ortamlarda çalışmanın getirdiği ölümler bizleri kaygılandırmakta, mesleğimizden soğutmaktadır.”

sağlık
çalışanları
acillerden
şikayetçi
Yorum (17)
Mal
Arkadaslar bir hususu belirtmeyi unutmuş. Akla zarar malpraktis yasası. Şu anda ben bir dava açılma riski ile karşı karşıyayım malesef. Bir genc intihar icin antifriz iciyor. Hastanemizde gerekli tüm müdahaleler yapılıp 12 saat sonra baska hastaneye sevk ediliyor. 1 hafta icinde ölen cocuğun ailesi tüm gece 1 saniye bile basından ayrılmadığımızı gördüğü halde olaydan nerdeyse 7 ay sonra savcılığa hastanemizi şikayet ediyor. Evladının ölümü icin yas tutup kendini eleştireceğine baba oğlunun cesedi üzerinden para kazanmaya çalışıyor. Halbuki sabah hastaneye geldiginde benim nasıl hastanın basında sabaha kadar Perişan olduğumu gormuş ve benden defalarca helallik istemişti. Değerli yetkililer, bu malpraktis yasası gelişmiş ülkeler içindir. Ülkemizde bunun uygulaması doktorları sadece korkutur ve hiçkimse ciddi vakaları sahiplenmez. El insaf yahu
0
Cevapla
caner
Sayın Mal(hamal) arkadaşım.Sen niye kafana takıyorsun ki.Gereken herşeyi yapmışsın.Esas sen diyeceksin eğer bu çocuğa birşey olursa gerisi sen düşün diye.Bu çocuk antifiriz nerden bulduda içti peki.TCK 232.maddesine göre çocuğun muhafazası ve bakımından aile sorumludur ve çocukla yeterli ilgilenmemesinden dolayı 1 yıl hapis cezası vardır aileye.(Bu ölüm vakası olan ceza)Sizde dava açın aileye,tedbirsiz ve dikkatsizlik ve sorumsuzluktan dolayı
0
Cevapla
op dr
yahu arkadaşlar bu MALPRAKTİS YASASI dediginiz nedir? böyle bir yasa yok kardeşim.ancak malpraktis yasa taslagını kasdediyorsanız bir diyeceğim yok. ancak yürürlükte olmayan, meclis alt komisyonunda yaklaşık 14 yıldır bekleyen bu taslak knunlaşırsa asıl ozaman yandım allh diyeceksiniz.sizin malpraktis yasası zan ettiğiniz zannederimki TCK daki suçun manevi unsurlarına eklenen BİLİNÇLİ TAKSİR,OLASI KAST kavramları ile ilgilidir.bu kavramlar genel olup, sadece malpraktis suçlarını değil genelde tüm suçlarla ilgilidir.sen hekim oldugun için ayrıcalıkmı istiyorsun.yani olası kast yada bilinçli taksirle hastasının ölümüne yol açan hekim yokmu?şunu unutmayın; genel kanunlar herzaman için iyidir.özel bir kanun taslağı olan malpraktis yasası çıkıverirse işte ozaman yandık.siz bilmediğiniz işlere burnunuzu sokacağınıza olası kast yada bilinli taksirle karşılaşmamak için kendinize çeki düzen verin .yolunuz açıkolsun .saygı ve sevgilerimle.
0
Cevapla
RKTR
Sn. op dr (MEDİKOLEGAL KONSÜLTAN) Meclis’te yasa taslağı olarak bekleyen YENİ MALPRAKTİS YASASINI ben de duydum. “Eskisinden daha kötü olacak, HAPİS VE TAZMİNAT CEZALARI ARTACAK” dendi, ama tam içeriğini bilmiyorum. Sizin bu konuda bilginiz varsa, bizi aydınlatır mısınız ? Şu işe bakın ki, mevcut genel yasalar zaten hekimlerin çok aleyhine: - MİLLİ TIP HUKUKU FORMÜLÜ (taammüden adam öldürmüş seri katiller tek davadan sadece hapis ile yargılanıp çoğu zaman birkaç seneyle yırtarken, hekim çift davadan 3-6 SENE HAPİS + MASİF TAZMİNAT + MESLEKTEN MEN ile yargılanıyor. Üstelik çoğu zaman da kusuru yok bu insanların. Adli Tıp Kurumu ve Yüksek Sağlık Şurası akla hayale gelmedik biçimlerde suçlu gösterebiliyorlar dava yemiş hekimleri. O kadar çok örneği var ki). - Hastalar ya da yakınları tarafından doktorlarına yapılan şikayetlerde, Batı’da olduğu gibi şikayetlerin en az üçte ikisini en baştan ekarte eden, zırvaları ve iftiraları eleyen hiçbir ön-inceleme, hiçbir eleme mekanizması yok. Dolayısıyla Türkiye’deki her 14 malpraktis davasından 13’ünün çok haksız açıldığını bizzat hukukçular söylüyor. - Hekim, aleyhine açılmış davayı kazansa bile yıllarca çok ızdırap çekmiş ve bir yığın para harcamış oluyor. Haksız şikayette bulunanlara ise hiçbir yaptırım yok, doktora yaptıkları her şey yanlarına kar kalıyor. - İsbat yükümlülüğü şikayet edende değil, doktorda. Dolayısıyla adam sizi şikayet ettiğinde, tıbben veya hukuken haklı olduğunu kanıtlamak zorunda olmadığı için size istediği gibi iftiralar atabilir. Aksine, SİZ suçlu olmadığınızı isbat etmek zorundasınız. Benim de başıma geldi. Dediğim gibi, müfterinin tüm yalanları ortaya çıksa bile hiçbir yaptırım yok. Amerika’da ise, bunun ağır cezaları olabiliyor. Bazı hastaneler doktorlarına dava açıp kaybetmiş şahısları kayıt sistemlerinde gösteriyorlar. Yani; her şey zaten bu denli kötü iken, bir de üstüne daha da kötü ne gelecek, doktorlar aleyhine daha ne şeytanlıklar planladılar, doğrusu çok merak ediyorum. Dolayısıyla yeni malpraktis yasa taslağının içeriğini anlatırsanız çok seviniriz.
0
Cevapla
aydin sinal
enteresan bir yazi ve enteresan bir yorum,sayin MAL bir hastanin basinda beklemek,üzülmek,kendini perisan etmek bir hekimin görevi degildir,soru su ;antifriz icen hastayi ne sekilde ve ne sürede acil tedavi ettiniz?,baska hastahaneye nicin yolladiniz?,yollarken her türlü tipbi tedbiri aldinizmi? Size sorulacak sorular bunlar yoksa hasta basinda Kücük Emrah gibi aglamak hekimi kurtarmaz.Icmeseydi,ailesi nicin tedbir almamis? gibi yorumlar sadece kahvehane yorumlaridir,kanun karsisinda hekime fayda saglamaz. Esas yazi icinde;Türkiyedeki acil polklinikler cok fazla hasta var.Buda hastahanelerin acillerin calisma kalitesini düsürüyor,bu isin uzmanlari,hekimleri,idarecileri buna ne sekilde care bulacak?Baska ülkelerden verecegim cok misal var ama yanlis anlasilir.
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir