Medimagazin logo

Kanun Hükmünde Esaret: Tam Gün torbadan çıktı

Prof. Dr. Rana Yavuzer Anadolu Medimagazin için yazdı....
Kanun Hükmünde Esaret: Tam Gün torbadan çıktı
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

Torba yasa adı verilen ve birbiriyle alakasız çeşitli düzenlemeleri, kanun çıkarmadan kotarma amacı taşıyan Kanun hükmünde kararname , 02.1.2014 itibari yasalaştı . Biz hekimleri çok yakından ilgilendiren ve adeta esaret ve vesayet altındaki mesleki yaşamımızı daha da ağırlaştıracak olan bir çok madde içeriyor.

 

Bütün diğer meslek gruplarının aksine, memur hekimleri bütünüyle boyunduruk altına alan bu kanun hükmünde kararname maddeleri ile hekimlik mesleği amaçlı bir deli gömleğine sokuluyor.

 

En saygın konumda işlev görmesi gereken üniversite öğretim üyeliği, sadece hekimleri kapsıyacak şekilde ve tüm eşitlik haklarına aykırı olarak, sırtından para ve populizm edinilecek ucuz işgücü şekline dönüştürülüyor.

 

Hekimlerin iş ve çalışma olanakları , koşulları ; ahtapot gibi tuhaf kollarla sıkıştırılarak içinden çıkılmaz hale getiriliyor.  Meslek meslek olmaktan çıkarılıp, ömür boyu esaret, belirsiz ve kişinin kendi kontrolünde olmayan, tamamen edilgen bir konuma bir kaç adım daha sürükleniyor.

 

Halka; hekimi para düşkünü, saygın olmayan ve itilip kakılmaya layık, kum torbası gibi bireysel şiddet eğilimlerinin rahatça sergilenebileceği bir materyal olarak sunanlar, bu katara üniversite öğretim üyelerini de son halka olarak eklediler. Artık her kesimden hekim aynı "Torba" içinde büzüştürülmüştür.

 

Mesleğimizi serbestçe icra etmek gibi en doğal ve insani hakkımız, geleceğimizi ön görebilmek gibi en basit anayasal , ve  evrensel hukukumuz bir kez daha elimizden alındı.

 

Defalarca söylediğimiz gibi; konu tam gün değildi ve gene de değildir. Konu sağlık iş kolunun çok karlı bir yatırım ve işletim sistemi olarak siyasi otorite tarafından yeniden keşfi, ve sağlık iş kolu çalışanlarının başta hekimler olmak üzere kanun hükmünde kararnameler marifeti ile  tam boyunduruğa alınarak bu karlı sisteme birer besi tavuğu gibi zorla adapte edilmesi sürecidir.

 

Elbette işin ekonomik boyutunun yanında önemli bir siyasi boyutu da vardır. Populist politikalara ezel ebed yatkın olan halkımız, kendilerine hekimlerin yaşamları pahasına, metre metre sunulan kalitesiz, sözde sağlık hizmeti kumaşını, elek gibi olmasına aldırmadan memnuniyetle kuşanmış ve günde beş doktora 2,5 dakikadan görünüp, en ucuza ama en kalitesiz ve hatta toptan bulunmayan ilaçlar ile bir türlü tedavi de olamamayı içine sindirmiştir.    

 

Bu noktada halkımızı bilgilendirememek ve bilinçlendirememek biz hekimlerin en büyük hatası olmuştur.

 

Yeni kanun hükmünde kararnamenin kabus niteliğinde ve tıp mesleğinin özüne olduğu kadar, insan temel hak ve özgürlüklerine de aykırı bir yönü daha var.   Kontrolleri dışına çıkan sosyal olayların da faturası yine bizlere kesiliyor. Yolda trafik kazası görseniz, yada  yanınızdaki bankta oturan kalp krizi geçirse bu duruma bir hekim olarak en doğal mesleki, ve insani  yükümlülükle müdahale ettiğiniz takdirde hapis ve astronomik para cezasına sizleri bekliyor.

 

Hafazan allah, yan sokakta bir gösteri yürüyüşü olsa ve sizde evde mutfakta kısıra limon sıkıyor olsanız, birileri gelip sizi ruhsatsız sağlık hizmeti vermeye tam teşebbüsten içeri alabilir.

 

Yine karmaşık, uzun yasal süreçler işlemeye başlıyacak, yine binlerce hekim içine tekrar tekrar düşürüldükleri belirsizlik anguazında debelenecekler.   

 

Hangi sektörde ve konumda olursak olalım, tüm hekimler aynı sandaldayız. Bunu anlamak, birbirimizle bütünleşerek mesleğimizi ve yaşamımızı savunmak gerekmektedir. Aksi halde ,en dağınık ve birbirini itip kakan , dayanışmasız meslek grubu olmanın bedelini ödemeye devam edeceğiz.     

 

Bu bedel sadece bizlere ve ailelerimize değil, kaliteli  sağlık hizmeti almak hakkı elinden alınan halkımıza da ödetilmektedir.

kanun
hükmünde
esaret:
tam
gün
torbadan
çıktı
Yorum (24)
Doç Dr. Özgür İsmailoğlu
Sayın Hocam doğru söylüyorsunuz da peki bütün bu yapılanlardan eskiden zengin, fakir hasta ayırımı yapıp hastalardan özel muayene fişi kestiren hocaların hiç suçu yok mu sizce, halk bunu da anlamış olamaz mı ?
0
Cevapla
SSUNAY
BENCE SON 10 YILDA YAŞANANLARDAN ÇIKARILMASI GEREKEN SONUÇ: ''Hangi sektörde ve konumda olursak olalım, tüm hekimler aynı sandaldayız. Bunu anlamak, birbirimizle bütünleşerek mesleğimizi ve yaşamımızı savunmak gerekmektedir''.
0
Cevapla
emin kasım
Eskiden şöyleydi böyleydi.Eskiden hocalar para kanseriydi.Yeter artık bu söylemler.Hiç mi adam gibi çalışan insan yoktu.Bugünün parası ile 1000-2000 tl aylık alıp bu doktorlar o zaman nasıl yaşayacaktı.Şimdi bizi birbirimize düşürerek emeğimizi üç kuruş yaptılar.Bakanlık kadtolarına geçen siyasi meslektaşlar kendi çıkarlarını korumak için bizleri ezdiler.Eski hocalar eski hocalar.Gidin bakanlıktaki sahte yeni hocalara ne yapıyorlar.Eskinin kötüsüne kötü deyip yeninin kötüsüne kötü dememek olmaz.
0
Cevapla
Ahmet Kaya
İzninizle bir kaç noktayı düzeltmek istiyorum 1. Bu bir kanun. Kanun hükmünde kararname değil 2. Diğer öğretim görevlilerinin (Mimar, hukukçu, konservatuar, vb) dışarıda çalışmasını düzenleyen 2547 sayılı kanunun ilgili maddeleri yürürlükte olmadığından tıp dışı öğretim üyeleri dışındakilerin dışarıda çalışmları tümü ile yasaklanmış oldu (Henüz fark edemediler)
0
Cevapla
postenflamatuar
Sayın değerli hocam. Dermatoloji uzmanlık derneklerinde sanırsam yönetici değilsiniz ama herhalde etkilisinizdir ya da karar verme süreçlerinde etkide bulunabiliyorsunuzdur en azından. Keşke dermatoloji uzmanlık derneği üzerinden hekimlerin çalışma şartlarını düzenleyen kanunlar, malpraktis gibi uygulamlara tavır alınsaydı. Yazınız çok güzel ama örgütlü olmadıktan sonra benim bu yorumum gibi etkisiz kalmaya mahkumdur. Madem bir problem var o zaman uzmanlık dernekleri üzerinden kurumsal tepki ve eylemler ile cevap verilmeli, çözüm bu yolla aranmalıdır. Palavracı ve paravan TTB ile uzmnalık dernekleri olduğu sürece bu kişisel açıklamalar ile bir yere varılmaz.
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir