Medimagazin logo

Erdoğan'ın ameliyatı: Sonuçlar temiz

Başbakan Erdoğan'ın kamuoyundan sır gibi saklanan ameliyatında yer aldığı öğrenilen cerrahlardan biri olan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Füzün, Başbakan'ın operasyonuna ilişkin çarpıcı bilgiler verdi.
Erdoğan'ın ameliyatı: Sonuçlar temiz
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 26 Kasım Cumartesi günü Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçirdiği operasyonun ayrıntıları netleşiyor. Türkiye’nin iki gün sonra öğrendiği ve hala kamuoyuna net bir bilginin verilmediği operasyonda hazır bulunan doktorlardan birinin Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü ve ülkenin önde gelen cerrahlarından biri kabul edilen Mehmet Füzün olduğu ortaya çıktı.

"Egedesonsoz.com" sitesinde yer alan, Fatih Yapar'ın haberine göre, Başbakan Erdoğan’ın davetiyle üç saat süren operasyonunda hazır bulunan ve iki günü İstanbul’da geçiren Füzün, operasyonun içeriğini ve Erdoğan’ın sağlık durumunu anlattı.

"Sonuçlar temiz"

Başbakan’ın sindirim sistemlerine yönelik operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Dursun Buğra ve Doç. Dr. Emre Balık’ın da 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün tarafından Başbakan Erdoğan’a önerildiği öğrenildi. Başbakan’a Laparoskopik ameliyat yapan ekibin yanında bulunan Rektör Füzün, Erdoğan’ın sağlığına dönük spekülatif haberlere son noktayı koydu. Füzün, “Türkiye’nin sayılı kolon ve rektum uzmanlarından birisi olarak oradaydım. Ameliyattan sonra sonuçlara baktık, inceledik. Yapılan spekülasyonları biliyoruz. Ama Başbakan Erdoğan kesinlikle kanser değil. Çıkartılan polipler iyi huyluydu” dedi.
 
"Erdoğan telefonla aradı, gittim"

Poliplerin insan yaşamında fiziksel bir engel oluşturmadığını söyleyen Rektör Füzün, poliplerin bulunduğu yerde kansere neden olmasıyla ancak etkilerinin görüleceğini söyledi. Başbakanın yaptırdığı rutin tetkikler ve checkup’tan sonra bağırsaklardaki poliplerin tespit edilmiş olabileceğini söyleyen Füzün, “Sayın başbakanımız beni aradı ve durumu anlattı. Kendisiyle telefonda önceden konuyu konuştuk. Ameliyat ile ilgili bilgiler verdim. Açık ameliyat konusunda Türkiye’de sayılı isimlerden biri olduğumu, fakat bu işi kapalı olarak yapanların da bulunduğunu ifade ettim. Başbakanımıza ameliyatı yapan isim Prof. Dr. Dursun Buğra hocamızı önerdim. Dursun Buğra’nın bu işi yapabileceğini söyleyerek ‘benim çok yakın arkadaşımdır’ dedim. Zaten başbakanın ekibi inceleme ve araştırma yapmış olmalı ki, beni aradılar. Daha sonra ameliyat sürecine girdik” diye konuştu.
 
"Polipler iriydi ama zararsızlar"

Ameliyatın ardından Başbakan’ın görevine dönmemesi ve istirahat süresini uzatmasının ardından ortaya atılan ‘Başbakan Kanser mi?’ iddialarına da son noktayı koyan Füzün, Erdoğan’ın raporlarından ve alınan parçada yapılan biyopsinin ardından olumsuz bir sonucun çıkmadığını söyledi. Başbakanın kesinlikle kanser olmadığını belirten Füzün, “Sayın Başbakan ameliyat olmadan önce biz bunu biliyorduk. Zaten ameliyata da bu güvenle girildi. Kalın bağırsak yaklaşık 1,5 metre uzunluğundadır. Başbakanımızın bağırsağından 20-25 santimlik bir bölüm alındı. Bağırsaktaki polipler kolonoskopi yöntemiyle alınamadığı için ameliyat yöntemine başvuruldu. Yapılan operasyonda aldığımız polipler iriydi ama zararsızdı. Buna halk tabiriyle iyi huylu polipler diyebiliriz. Poliplerin her zaman bağırsakta probleme neden olması tehlikesi vardı. Sonuçta karşımızda bir başbakan var. ‘Görev süren bitsin, daha sonra ol’ diyemezdik. Biz bunu almasaydık. Daha sonraki 3-5 yıl içinde belki ciddi bir rahatsızlığa çevirebilirdi. Yaptığımız incelemede tahliller tertemiz çıktı. Kalın bağırsağındaki kısalmalar insan yaşamı için sorun teşkil etmez. Kalın bağırsağı olmadan yaşayanlar bile var. Gerektiğinde zaten tamamı alınıyor” diye konuştu.
 
"Çok stresli bir ameliyattı"

Kendisinin da bulunduğu ameliyatın tam üç saat sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Füzün, “Bir hastanın bana danışması ve fikrimi alması, bana güvendiği anlamına gelir. Sayın Başkanımız da bana danıştı ve fikirlerimi sordu. Bu da benim için bir onurdur. Ameliyatı çok yakın arkadaşım Prof. Dr. Dursun Buğra ve yardımcısı Doç. Dr. Emre Balık yaptı. Ben de ameliyat salonunda onların yanındaydım. Tabii ki sıradan bir insanın ameliyatını yapmıyorsunuz. Tayyip Erdoğan, Dünya’nın sayılı ilk 3-5 liderinden birisi. O yüzden ameliyatta stres yaşadık. Ben de arkadaşlarıma destek verdim. Onların yanında bulunarak sürecin iyi yönetilmesini sağladım. Sonuç olarak ortaya çıkan durumdan hepimiz mutlu olduk” dedi.
 
"Sayılı doktorlardanım, görevine çabuk döner"

Türkiye’nin bu alanda sayılı bilim adamlarından biri olduğunu ve görüşlerine başvurulan ender kişilerin başında geldiğini anlatan Füzün, “Türkiye’de toplasanız bu işi yapan 7-8 isim var. Meslekte duayen konumdayım. Ben de bu işi açık ameliyat şeklinde yapanlardan birisiyim. Başbakanımıza kapalı bir ameliyat gerçekleştirdi. Kapalı olmasındaki neden, çabuk toparlanabilmesi ve işlerine hızlı bir şekilde geri dönebilmesidir. Zaten biz de kendisine en geç iki hafta içinde çalışmaya başlayabileceğini söylemiştik. Ameliyat eğer açık olsaydı toparlanması bir ayı bulabilir hatta geçebilirdi. Başbakan kısa süre içinde çalışmaya dönecek hale geldi” diye konuştu.

"Polipler stresten de olabilir, genetik de"

Füzün Başbakan’ın rahatsızlığının ve ameliyata neden olan poliplerin neden kaynaklandığını tespit etmelerinin zor olduğunu da sözlerine ekleyen Füzün, “Bunun birçok nedeni var. Stres, kalıtsal durum, genetik yapı, çalışma koşulları ve aldığı gıdalar nedeniyle olabilir. Zaten poliplerin genel olarak neden oluştuğu bilinse kanserin de sebebi ortaya çıkar. Tıp’taki bu konuda yapılan araştırma ve çalışmalar devam ediyor” ifadelerini kullandı

erdoğan'ın
ameliyatı:
sonuçlar
temiz
Yorum (3)
ismail taşkın
Duayen hocamız, açık yapıyor ama kapalı yapmıyor.O zaman başbakanımıza neden kapalı yapmasılmasına izin verdi?
0
Cevapla
drx
HOCAYA SORULAR; 1)"rutin kontrollerinde saptanmış olabilir" demiş hoca, benim bildiğim devlet yetkilileri sık kontrolden geçirilir. Polipler nasıl olmuş ta bu farkedilmeden bu kadar bütümüş?? Neden zamanında,daha polipler küçükken kolonoskopik olarak alınmamış? 2) Hematokezia öyküsünün uzun süredir oldugu ve cumhurbaşkanının "hemen ameliyat ol" dediği basında yer aldı, benign poliplerde hematokezia başlaması size ne düşündürür? malign transformasyon düşünülmesi gerekmez mi? 3) Pre op biopsi yapılmış mı? yapıldıysa ve benign geldiyse neden hasta yakın takibe alınıp izlenmedi de, büyük bir operasyon yapıldı? 25 cm lik bir kolon operasyonunun mortalite ve morbiditesi düşünülmedi mi? eğer poliposis ise barsağın diğer yerlerinde de olabileceği ve bu operasyonun aslında pek te yararı olmayacağı, ileride başka bir polibin de sorun çıkaracağı düşünülmedi mi? 4)poliposis ise ve iyi huylu ise,hocanın deyimi ile "ancak kansere dönüşürse etkileri görülebilirse" hematokezia bu "etkiler"den değil mi? bu etki geliştiyse ne düşünmeli? 5)yok eğer malignite ise (ki öyle görünüyor), neden laparoskopik cerrahi yapıldı? laparoskopide görüntü 2 boyutlu iken açık operasyonda 3 boyutlu görüntü ve palpasyon olanağı bulunur,lenf nodu disseksiyonu (dolayısıyla evreleme) daha sağlıklı yapılabilir. malignite cerrahisinde öncelikle açık cerrahi tercih edilmesi gerekmez mi? yani, hocam hangisi olursa olsun, mızrak çuvala sığmıyor...
0
Cevapla
yazık yazık
Kanser Erken Tanı hakkında bir çalışması ve bu konuda çalışanları desteklemek amaçlı bir çabası olacakmı acaba sayın Başbakanımızın
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir