Medimagazin logo

Rahim kanserinde yeni geliştirilen tedavi yüz güldürüyor!

Rahim kanseri ile rahim içi kanseri olarak da adlandırılan endometrium, sık karşılaşılan kadın hastalıklarından bir tanesidir. Ancak erken tanı konulduğunda tedavilerde başarı oranı diğer kanserlere göre daha yüksek. Bu konuda yeni tedavi de hastaların yüzünü güldürüyor.
Rahim kanserinde yeni geliştirilen tedavi yüz güldürüyor!
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

Endometrium kanseri (rahim kanseri veya rahim iç zarı kanseri) olarak da bilinir ve ülkemizde en sık görülen kadın üreme organı kanseridir. Türk Kanser Dairesi istatistiklerine göre Türkiye’de yılda yaklaşık olarak 10.000 kadına rahim kanseri tanısı koyulmaktadır. Bu sayının önümüzdeki dönemlerde daha da artacağı düşünülmektedir.  Rahim kanseri özellikle menopoz sonrası dönemde görülen bir hastalıktır, obezite, kilo alımı da bu hastalığa neden olabilmektedir. Dünya’da ve ülkemizde artan şişmanlık oranı düşünüldüğünde neden rahim kanseri oranının gittikçe arttığı anlaşılabilir.

Rahim Kanseri Ciddi mi?

Rahim kanseri aynı diğer kanserlerde olduğu gibi ciddi bir durumdur ve uygun şekilde tedavi edilmediği şekilde ölümcül olabilir. Burada sevindirici olan nokta bu hastalığın kendisini genellikle menopoz sonrası kanama şeklinde göstermesi ve bu şekilde hastaların bir şekilde bu durumu ciddiye alıp erken tanı alabilmelidir. Bir genelleme yaparsak menopoz sonrası kanaması olan kadınların %10-15’ine rahim kanseri tanısı koyulduğunu belirtebiliriz.

Rahim Kanseri Ne Kadar Sürede İlerler?

Yapılan araştırmalarda rahim kanserinin erken dönemde yani sadece rahime sınırlıyken ve herhangi bir organa yayılmadan yakalanması halinde bu hastalığın %95 oranında başarıyla tedavi edilebildiği gösterilmiştir.  Bir şekilde hastalık rahmin dışına çıktığında bu başarılı tedavi oranları düşmektedir.

Rahim Kanseri İlk Nereye Metastaz Yapar?

Rahim kanserinin ilk olarak metastaz yaptığı yani sıçradığı veya yayıldığı organlar lenf bezleridir.  Kasıktan başlayarak yukarıda böbrek damarlarına kadar olan büyük damarların etrafındaki lenf bezlerine sıçrayabilen bu hastalıkta bu bölgelerdeki lenf bezlerinin temizlenmesi önem arz eder. Bu bölgelerdeki lenf bezlerinin cerrahi olarak çıkartılması işlemine lenfadenektomi denmektedir. Lenfadenektomi yapıldıktan sonra bu lenf bezleri patolojik incelemeye gönderilir ve sonuca göre hastalara radyoterapi ve kemoterapi verilir veya bazen sadece cerrahi tedavinin yeterli olduğu kararı verilebilir.

Rahim Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Rahim kanserinin temel tedavisi rahim ve yumurtalıkların alınmasıdır buna histerektomi ve bilateral salpingoofrektomi ameliyatı denir. Bunun haricinde hastalık lenf bezlerine yayılmış mı diye değerlendirmek amacıyla lenfadenektomi denilen lenf bezi çıkartılması işlemi de yapılır.  2000’li yılların başına kadar açık cerrahi ile karına büyük bir kesi yapılarak gerçekleştirilen bu işlemler günümüzde kapalı cerrahi yöntemler olan laparoskopi veya robotik ameliyat ile de gerçekleştirilebilmektedir. Yapılan 2 büyük kafa kafaya klinik araştırma da kapalı cerrahi yöntemler ile açık cerrahi yöntemler arasında onkolojik olarak fark olmadığı gösterilmiştir. Bu nedenle şu an için rahim kanseri için standart tedavi kapalı yöntemler olmalıdır denebilir.

 

 

Rahim Kanseri Tedavisi Sonrasında Görülen Komplikasyonlar Nelerdir?

Rahim kanseri tedavisi olan hastalarda rahim kanseri ameliyatı sonrasında temel sorunlar lenf bezlerinin çıkartılmasına bağlı olarak gelişebilmektedir. Lenfedanektomi yapılan hastalarda ameliyat sonrasında için lenf sıvısı ile dolu olan lenfokistler oluşabilmekte veya uzun dönemde kasık bölgesinin ve bacakların şişmesine yol açan lenfödem hastalığı ile karşılaşılabilmektedir. Özellikle lenfödemin tedavisi son derece güçtür ve zaman ile hastaların yaşan kalitesinde belirgin düşüşe yol açmaktadır. Son yıllarda rahim kanseri tedavisinde en önemli gelişme bu konuda yaşanmıştır diyebiliriz, “Sentinel Lenf Nodu Haritamalası” veya “Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi” denen yöntem sayesinde rahim kanseri olan hastalarda kasıklardan böbreklere kadar olan tüm lenf bezlerinin alınması yerine bir takım özel teknolojik ekipmanlar kullanılarak lenf bezleri işaretlenmekte ve sadece işaretlenen Sentinel yani bekçi/nöbetçi lenf bezleri çıkartılmaktadır. Tüm lenf bezlerinin çıkartılması ile eş değer sonuç veren bu işlem sayesinde ameliyat sonrasında hastalarda gelişe lenfödem ve lenfokist gibi durumlar ile karşılaşılmamaktadır.  Bu konuda uygun eğitimi almış olan tecrübeli jinekolojik onkoloji cerrahisi uzmanları tarafından uygulandığında Sentinel Lenf Nodu biyopsisi son derece umut vaat eden bir gelişmedir.

Rahim Kanseri Tedavisinde Daha Başka Hangi Yenilikler Var?

Yukarıda belirtilen robotik cerrahi yöntemler ve sentinel lenf nodu haritalaması dışında belki de bunlardan daha da önemli olacak şekilde en önemli gelişmeler hastalığın genetik yönü özellikleri hakkında elde edilmiştir. Tümör genetik analizi çalışmaları bize rahim kanserinin aslında temel olarak 4 genetik alt tipe ayrıldığını göstermiştir. Bir grupta p53 mutasyonları görülmekte ve bu grubun yoğun olarak kemoterapi ve radyoterapi ile tedavi edilmesi gerekmektedir. Diğer alt grupta ise POLE denen mutasyonlar saptanmaktadır ve bu grubun uzun dönem sonuçları son derece yüz güldürücüdür. MSI-S veya MMR-d denen grupta ise immunoterapi ile tedavinin uygun olduğuna gösteren bilimsel araştırmalar yayınlanmıştır. Tüm bu yeni cerrahi ve tıbbi gelişmelere rağmen rahim kanseri için halen en önemli husus hastalığın erken teşhis edilmesidir.

Daha Fazla Bilgi İçin: https://drdermanbasaran.com/

rahim kanseri
kadın hastalıkları
endometrium kanseri
Bu habere ilk yorumu siz yapabilirsiniz...
Yorum Yaz
0/300