Medimagazin logo
"Öğretim üyeleri birbirlerini ihbar ediyorlar"
Rektör olmak için üç kez aday oldu. Üçüncüsünde kazandı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak 22 aydır bu koltukta oturuyor. 850 trilyonluk bir bütçeyi yönetiyor. Ama bundan pek memnun değil. Özellikle finans konusundaki yetkilerini devretmek istiyor. Göreve geldiğinden itibaren söylentiler de, hakkındaki dedikodular da bol. Prof. Dr. Parlak ile bütün bunları konuştuk
"Öğretim üyeleri birbirlerini ihbar ediyorlar"
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol
Rektör olmak için üç kez aday oldu. Üçüncüsünde kazandı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak 22 aydır bu koltukta oturuyor. 850 trilyonluk bir bütçeyi yönetiyor. Ama bundan pek memnun değil. Özellikle finans konusundaki yetkilerini devretmek istiyor. Göreve geldiğinden itibaren söylentiler de, hakkındaki dedikodular da bol. Prof. Dr. Parlak ile bütün bunları konuştuk.

Bu koltuğa oturmak için mücadele verdiniz. Ama şimdi bütçe ile uğraşmak istemediğinizi söylüyorsunuz. Neden?

-Bir rektörün bu kadar yetkisi olmaz. Biz akademisyeniz. İhale, satın alma, yapı işleri gibi olaylar mutlaka rektör sırtından alınmalı. Ben tıpçıyım. Yarın iktisatçı, hukukçu geldiğinde de bu işlerle başa çıkamaz. Vakıf üniversitelerinde bu işi mütevelli heyeti yapıyor. Devlette de yeni bir oluşum yapılabilir ya da YÖK organize eder.

Üniversite çok büyük. Biraz hantallaşmadı mı?

-Eski bir üniversiteyiz. Şişmanlamış, sağlıklı büyümemiş. Fiziksel yapı eskimiş. Devletin verdiği katkılar belli, bu katkılarla kurumu ayakta tutmak zor. Üniversitemiz bütün üniversitelerin anası. Şu anda varolan üniversitelerin hepsinin kurulmasında büyük emeğimiz var. Hiç tartışmasız cumhuriyet, Atatürk ilkeleri, demokratik hukuk devleti ve ulusal bütünlüğünün ödünsüz savunucusuyuz. Bundan hiç ödün vermeyiz. Bahçemizi İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptı. Şimdi, ben Rektör olarak gidip Sayın Topbaş ile aynı ideolojide olmadığı için yumruklaşayım mı? Valimiz eğitim sağlık kuruluşlarına verilmek üzere ayrılan paydan bize depreme karşı güçlendirme için 40-50 trilyonluk destek verdi. Biz kimseyle kavga etmeyiz. Ama ilkelerimizden de ödün vermeyiz.

Şu ara üzerinde çalıştığınız en büyük proje nedir?

-Kent içindeki fakülteleri şehir dışına alarak Batı standartlarında kampus yapmak için çalışıyoruz. 1.5 yıl önce Sayın Başbakan Olimpiyat Köyü’nün yanında 1300 dönümlük alanın bize verilebileceğini söyledi. Şimdi proje hazırlama safhasındayız. İstanbul Tıp Fakültesi, eczacılık, diş hekimliğini bu alana taşıyacağız. Burası sağlık kompleksi haline gelecek. 1500 yataklı hastanenin yanı sıra yurtlar, özel hastane, belki kongre merkezi de bulunacak. Olimpiyatlar sırasında yurtlarımızdan da yararlanabilecek. Bizim görevimiz biterken bu kampusun da kabası biter ve taşınmış oluruz.

Yerine ne yapacaksınız?

-15-20 dönümlük bölümü alıp o yörede yaşayan halkın sağlık hizmetlerini karşılayacağız.

Ya Cerrahpaşa Tıp Fakültesi?

-Buraları yenilemek çok zor. Birinci derecede SİT alanı. Cerrahpaşa’nın altı tarih. Şu anda ona yer arıyoruz. Bazı devlet kurumlarının boşalttığı arazilerden birini alacağız. Konservatuvarımız da çok kötü. Ataşehir’de Hüsnü Özyeğin 14 dönümlük bir arazinin projesini yaptırıyor.


ÖĞRETİM ÜYELERİ BİRBİRİNİ İHBAR EDİYOR
Öğrencilerden bazıları size tepkili...

-Bana "Rektör istifa" diye bağırıyorlar. Bunlar serbest. Bağırsınlar.

Ama atılan öğrenciler var.

-Bir grup öğrenci geliyor, ellerinde döner bıçakları, kızılderili nacağı, beyzbol sopaları, değişik yaralama aletleri. Miskete benzer çelik şeyleri sapanla atıyorlar. 60 bin öğrencimiz var. Bu huzursuzluğu 40-50 öğrenci yapıyor. Ben, kapıdan girerken nasıl aranıyorsam, onları da arıyoruz. Ama, güvenlikçilere saldırıyorlar. Artık kameralar var. Her şey tespit ediliyor. Üniversitenin güvenliği için yapmak zorundayız. Ailelerine mektup yazıyoruz. O kadar çok eyleme karışıyorlar ki, 6 yıl eğitimden uzaklaşma cezası alıyorlar. Eğitim zaten dört yıl. Bunlar artık profesyonel. Eğitimi engelleyen, insanlara saldıran öğrencileri yaralayan bunlara madalya mı vereceğiz? Ayrıca idare mahkemesinin onayından geçmemiş hiçbir karar yoktur. Yargı suçlu buluyor, biz de atıyoruz.

Öğretim üyeleri hakkında da çok soruşturma açtığınız söyleniyor?

-Biz kavga eden yönetim değiliz. 22 aylık süreçte bir öğretim üyesine sadece tek soruşturma açtırdım. Bu da internet sitesinde benim ve yönetim için, annem ve eşim dışında aklınıza gelecek her türlü hakareti yapan bir kişiydi. Onun dışında bir yaratık çıkıp da benim soruşturma açtığımı söyleyemez. Derse, ben kalkar giderim.

Cerrahpaşa’da açılan 300 soruşturmadan söz ediliyor...

-Ben de duydum, gerçek olup olmadığını öğrenmek için dekanı aradım. Toplam açılan soruşturma sayısı 41. Ancak, dekanlığın açtığı 3. YÖK’ten, Savcılıktan ihbarlar geliyor. Öğretim üyeleri birbirlerini ihbar ediyorlar. Bunların hepsi yönetime fatura ediliyor.

Okuma yazma bilmeyen bir annenin oğlu olarak daha yüksek bir yer düşünemiyorum

Ben, 1984’ten itibaren kamuoyu gündemindeyim. Turgut Özal’dan ve sosyal demokrat partilerden bakanlık, milletvekilliği adaylığı için teklif aldım. Ama politika benim işim değil, yapamam. Asla hayatımın hiçbir döneminde böyle bir şey düşünmedim. 18 Ocak 2009 akşam 17.00’ye kadar sağlıklı olursam bu koltuktayım. Benim oturmamda rahatsız olan, burada gözü olan biri varsa elini açıp benim ortadan kalkmam için yalvaracak. Bu makamın benim yüreğimde eşdeğeri Çankaya veya Başbakanlıktır. Okuma yazması olmayan anneden doğmuş biri olarak daha yüksek bir yer düşünemiyorum.


Hürriyet-İK
"öğretim
üyeleri
birbirlerini
ihbar
ediyorlar"
Bu habere ilk yorumu siz yapabilirsiniz...
Yorum Yaz
0/300