Medimagazin logo

Hasta memnuniyeti artarken, sağlık çalışanı mutsuz

Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Arslan: "2002 yılında sağlık tesislerine başvuran hasta sayısı 185 milyon kişiyken, 2012'de 600 milyon kişiye çıkmış durumdadır. Bu artışa rağmen 2002 yılında yüzde 35-40 olan hasta memnuniyeti, son 10 yılda yüzde 76-80 arasında çıkmıştır
Hasta memnuniyeti artarken, sağlık çalışanı mutsuz
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

ESKİŞEHİR  - Memur- Sen Konfederasyonu'na bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Genel Başkan Yardımcısı Abdülaziz Arslan, son 10 yılda sağlık kuruluşlarına başvuran hasta sayısının artmasına rağmen hasta memnuniyetininde artış gösterdiğini belirterek, "Geçtiğimiz 10 yılda sağlık çalışanlarının iş yükü 5 kat artmıştır. Çalışanlarımız arasında yaptığımız anketlerde, sağlık çalışanlarının yüzde 65'i 'imkanım olsaydı ben bu mesleği değiştirirdim' diyor, oysaki sağlık mesleği dışarıdan cazip görünüyor" dedi.

Arslan, Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi tarafından bir otelde düzenlenen divan kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, sağlıkta son 10 yılda değişim ve dönüşüm yaşandığını söyledi. Sağlık çalışanları olarak, bu değişim ve dönüşüm programının içinde yer aldıklarını anlatan Arslan, yaptıkları çalışmalarla bunu sürdüreceklerini bildirdi.

Özellikle sendika olarak yaptıkları hasta memnuniyeti anketlerine dikkati çeken Arslan, "2002 yılında, bir yılda toplam sağlık tesislerine başvuran hasta sayısı 185 milyon kişiyken, bu sayı 2012'de 600 milyon kişiye çıkmış durumdadır. Bu artışa rağmen 2002 yılında yüzde 35-40 olan hasta memnuniyeti yüzde 76-80 arasında çıkmıştır" diye konuştu.

Sağlık tesislerine her yıl artan başvuruya rağmen hasta memnuniyetinin de arttığına değinen Arslan, hasta memnuniyetini etkileyen birçok faktör olduğunu vurguladı.

Arslan, artık birçok görüntüleme işlemi ve tahlillerin her hastanede yapılabildiğini, özel muayenehanelerin ve hastane içindeki eczanelerin kapanmasının da sağlığa erişim noktasında önemli birer faktör olduğunu kaydetti.

- "Sağlıkta dönüşümün kahramanları sağlık çalışanlarıdır"

Bu değişim ve dönüşümün kahramanlarının ve ortaklarının sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olduğunu vurgulayan Arslan, şöyle konuştu:

"Geçtiğimiz 10 yılda sağlık çalışanlarının iş yükü 5 kat artmıştır. Çalışanlarımız için iyileştirmeler yapıldı ama tatmin eden yüzde 60-70 gibi iyileştirmeler yapılmadı. Çalışanlarımız arasında yaptığımız anketlerde, sağlık çalışanlarının yüzde 65'i 'imkanım olsaydı ben bu mesleği değiştirirdim' diyor. Oysa ki sağlık mesleği dışarıdan cazip görünüyor. Yüzde 55 oranında, 'mali sıkıntılardan dolayı evin içinde şiddete maruz kaldığını' söylüyor. Yüzde 85 oranında ise 'hiç birikim yapmadığını' söylüyor. Yıpranmışlıkta polislerle eş değeriz. Yaptığımız tükenmişlik araştırmasında polisler yüzde 25 iken biz de 24 oranında, onlara paralel gidiyoruz maalesef sağlık çalışanlarının stresle, psikolojik sorunlarla, tükenmişlik sendromuyla karşı karşıya kaldığını görüyoruz."

Arslan, sorunların çözümü için sendikanın önemini de sözlerine ekledi.

Daha sonra Memur-Sen Eskişehir Temsilcisi İsmail Altınkaynak ve Sağlık-Sen İl Başkanı Abdülbaki Tekin de Memur-Sen ve Sağlık-Sen olarak, Eskişehir'de yaptıkları çalışmaları anlattı.

Programa, Eskişehir Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Fidan, İl Sağlık Müdürü Ali Mumcu, Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mutlu Kaya katıldı.

hasta
memnuniyeti
artarken
sağlık
çalışanı
mutsuz
Yorum (9)
TARIK
Bunlar Sağlık_Sen in eseri.Bakanlık çalışanlar aleyhinde kararlara imza atarken hiç gıkınızı çıkarmadınız.Belki seçimlerde bir koltuk kaparım diye koşuşturdunuz.Şimdi boş işlerle bırakın çalışanları kandırmayı.
0
Cevapla
brk
herkes hakedildiği gibi yönetilir. millet memnunsa sorun yok. rahat koltuklarda oturup tedavi OLMAMAYI kabul ediyorsak ne desek boş. Allah bütün sağlıkçı arkadaşlara sabır versin.
0
Cevapla
Mücahit Altuntaş
Sağlık sistemine akıl almaz derecede ve oranda müracat "artışları" sağlıklı bir toplumun değil sağlıksız bir toplumun göstergeleridir. Artış 10 yılda 3 kat. Altını çiziyorum %300 artış. Ne oldu da %300 hasta müracatı artışı oldu. Peki sağlık personelini bu derece 3 kat artırmadıysanız , ki artırmadınız , iş yükünü sağlıksız artırdığınız , çalışma ortamını bozduğunuz ve kaliteyi bozduğunuz anlamına geliyor. Başarı mı ? Organizasyon başarısı mı? Sağlık başarısı mı? Sağlık harcamları kaç kat arttı? Kabaca beş on kat arttığını biliyoruz.Maliyeti kimden çıkacak ? Ülkemiz bu maliyeti, sağlık hizmeti sunumunun ( kalitesi demiyorum diyemiyorum ) aşırı yaygınlaşmasından , gereksiz fetişleştirmesinin altından kalkabilecek mi? Bu harcamaları bugünlerde yaşadığımız krizle ( Dolar bugünitibariyle 2300TL oldu ) bu durumu sürdürebilecek mi?Sağlıkta dışarı yani döviz ve ilaç bağımlı hallerimiz , fetişleştirilen sağlık anlayışıyla bize ne kazandıracak? Üniversiteler , öğretim üyeleri bu konuda , yani , sağlık müracatının bu derece artması , maliyetin artması , konularında bir öngörüde bulunabildilermi , yorum yapabiliyorlarmı ve nasıl bir çözüm planlıyorlar ? Ortada kim adına olursa olsun bir kahramanlık , başarı söz konusu olamaz.Aksine sağlık personelinin tedavi ihtiyacı duyan hastalar ayırdığı zaman azalacak, dikkat , konsantrasyon, tükenme sorunları artan oranda yaşanmaktadır. Sağlık personeline yaşatılan bu tükenme halinin ,aşırı iş yükünün , sağlığa etkisini öngörebiliyorlar mı? Evet "2002 yılında sağlık tesislerine başvuran hasta sayısı 185 milyon kişiyken, 2012'de 600 milyon kişiye çıkmış durumdadır. Bu artışa rağmen 2002 yılında yüzde 35-40 olan hasta memnuniyeti, son 10 yılda yüzde 76-80 arasında çıkmış" .Bununla övünmelimiyiz ? Sağlıklı mı , bilimsel mi , akılcı mı? İnsanca, sağlıklı haller sunuyor mu? Evet diyemiyorum.Aklı başında olanın da evet demesi güçtür.Malesef gerçek bu ! Tüm bunlar , bu rakamsal artış ,sağlıklı bilimsel akılcı , ekonomik değilse , olanlardan sorumlu kim ? Bilimsel , siyasal , sosyal ,bol keseden harcadınız ama ekonomik getirisi ve götürüsü nedir? Yaşadıklarımız , bu soruları ve cevapları vermeye bizi mahküm ediyor.Mahküm edecek.O zaman memnuniyetin nelere malolduğu daha iyi görüp aklımızı başımıza alabilecekmiyiz? Bu kadar öngörüsüzlük , hesapsızlık , aymazlık karşında buna soruya evet demek , sağlıkta akılcı , bilimsel , etkin, nitelikli yolu bulabileceğiz , dersler çıkaracağız demek o kadar kolay değil.Aklın ve fikir yürütmenin reflekslerinin çalışmadığını görüyoruz. Yaşadıklarımız ve tepki düzeyimiz , bütün bu "dönüşüm" adı verilen sağlıksız süreci tamamlamaktadır , bu süreçle bütünleşmektedir.Bu bakımdan tutarlı görünmektedir.Kendi bilimselliği ,kalitesi , ,sorgulam düzeyi,niteliği , çaresizliği ve çürümüşlüğü anlamında kendi iç tutarlılıklarını sürdürmektedir. Bu yüzden , bu çürümüşlük ,bu fetişleştirmeyi , ticarileşmeyi , sağlıkta gerek harcamaların , gerek personelin iş yükünün patlarcasına artışını yoksayabiliyor.Akıl alır gibi değil ! Dr.Mücahit Altuntaş İç hastalıkları uzmanı
0
Cevapla
postenflamatuar
Bu sağlık-Sen de militan siyasi bir örgüttür. Yönetimi Mısır darbesini protesto gibi sağlık mesleği alanından bakıldığında boş olan işlere imza atmakla övünür. Rantçıdır bir başka deyişle. Acil problemlerine, günlük hasta sayısı vb problemleri kendine dert etmez. Bu açılardan SES ve TTB den yoktur bir farkı. Tek farkları ideolojileridir.
0
Cevapla
mağdurum zira eşim bulunduğum ilde tek icapcı!Dr.hanım icaba girmiyo.eşimde afedersiniz eşşek gibi koşuyo.alt bölgeye tayinnistiyo fakat bana zor geliyor tekrar yeni yerlere alışmak,iki küçük(3ve4)yaşlarında çocuklarla taşınmak vs.,vs. bilmiyorum arkadaşlar bakanlık bir kanunu çıkarırken neden kapsamlı düşünmez?insanın aklı almıyor.oofff bu duruma sokanları Allah bildiği gibi yapsın!hasta memnuniyeti artmış mış! tabi artar hangi meslek grubunu bu kadar çalıştırıyonuz!oğlum babasının hastaneye gelip gitmesinden ötürü kendince çözüm sunuyo hastaneyi keselim hep babam gidiyo diye. neyse ister yayınlayın ister yayınlamayın
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir