Medimagazin logo

Akdeniz sezaryende Türkiye rekoru kırdı

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun “Sezaryen nesli korkak yapar” sözleriyle eleştirdiği sezaryenle doğum rakamları ortaya çıktı.
Kaynak: STAR
Akdeniz sezaryende Türkiye rekoru kırdı
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

Buna göre son 4 yıllık rakamlara bakıldığında sezaryenle doğumda özel ve üniversite hastaneleri fark attı. Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde sezaryen yüzde 35,3 olarak gerçekleşirken, üniversite hastanelerinde yüzde 62,6, özel hastanelerde ise yüzde 66,2 olarak kayıtlara geçti. Bölgeler olarak incelendiğinde sezaryenle doğum en çok yüzde 58 ile Akdeniz Bölgesi'nde gerçekleşti.

Akdeniz bölgesi ilk sırada

Bakanlığın, sezaryenle doğum rakamlarını bölgeler olarak da sıraladığı listede Akdeniz Bölgesi'ni yüzde 57'lik oranla Ege takip etti. Buna göre sezaryen oranı Doğu Karadeniz'de yüzde 54, Batı Marmara'da yüzde 53, Doğu Marmara'da yüzde 51, Batı Karadeniz'de yüzde 50, Batı Anadolu'da yüzde 48, Orta Anadolu'da yüzde 46, Güneydoğu Anadolu'da yüzde 33, Orta Anadolu'da yüzde 31, Kuzeydoğu Anadolu ise yüzde 28.

Dünya ortalaması yüzde 16

Sezaryenle doğumda dünya ortalaması yüzde 16 olarak belirlenirken, Türkiye ortalaması yüzde 48 oldu. Ayrıca gebe, bebek, çocuk ve loğusa izlem faaliyetleri rakamları da paylaşıldı. Rakamlara göre gebe başına izlem sayısı yüzde 4,1, bebek başına izlem yüzde 8,6, çocuk başına izlem yüzde 2,2, loğusa başına izlem sayısı ise yüzde 2,3 olarak kaydedildi. Doğumların yüzde 97'si ise sağlık kuruluşlarında gerçekleşti.

akdeniz
sezaryende
türkiye
rekoru
kırdı
Yorum (1)
daisy_md
Üniversite hastanelerinde sezeryan oranının yükseklğinden bahsediliyor. Neden acaba??? Üniversite hastaneleri riskli gebeliklerin daha çok başvurduğu,sevkedildiği,takip edildiği yerler olduğu için olmasın? Ya da malpraktis yasasının hekimleri defansif tıbba yönlendirmesi sebebiyle fetus ve annedeki en ufak yamuk gidişatın felaketle sonuçlanmasını ve bu yüzden doktorunun gerek akut dönemde hasta yakınlarının hışımı-saldırısı, gerekse kronik dönemde yıllarca sürecek dava ve bunun getirdiği maddi zarar-psikolojik travmadan korunmak için yaptığı akıllıca bir manevradan dolayı olmasın? Bu tür haberleri halkı dolduruşa getirmeye yönelik yapmaya devam ettikçe ne yaparsak yapalım ağzımızla kuş tutsak bile yaranamayız.Nasıl bir zihniyete büründürülüyorsak artık herşey araştırılmadan,sorgulanmadan sadece çamur atılır olmuş.Magaziner yaklaşımlarla değil,bilimsel verilerle çıkın karşımıza.Endikasyonları,yapılabilecekleri, artısını-eksisini yurt çapında bilimsel toplantılarla tartışın yada BIRAKIN DA ARTIK RAHAT RAHAT İŞİMİZİ YAPALIM!
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir