Medimagazin logo

Doktor: Bir haftalık izin karşılığı benden de sperm alındı

ÇUKUROVA Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde başkalarından aldıkları sperm ile kadın hastaları hamile bıraktırmakla suçlanan 13 sanık doktorun yargılanmasına, tanık doktorların dinlenmesiyle devam edildi
Doktor: Bir haftalık izin karşılığı benden de sperm alındı
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol
ÇUKUROVA Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde başkalarından aldıkları sperm ile kadın hastaları hamile bıraktırmakla suçlanan 13 sanık doktorun yargılanmasına, tanık doktorların dinlenmesiyle devam edildi.

Öğrenciyken kendisinden de bir haftalık izin karşılığı sperm alındığını öne süren tanık Dr. Nuh Baklacı, mezun olup tekrar üniversiteye döndüğünde asistanların kendisine şaka ile, “Çocuklarını ara'' dediğini iddia etti.

Adana 4’ncü Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, 1996-2001 yılları arasında mevzuata aykırı olarak ‘Heterolog artifisyel inseminasyon’ (spermin erkekten alınıp, kadının döl yoluna bırakılması) uygulaması yaptıkları iddiasıyla 4’er yıl hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmet Köker ile diğer doktorlar katılmadı.


Prof. Dr. Köker ve Çukurova Üniversitesi avukatlarının katıldığı duruşmada sperm skandalı ile ilgili bilgisi olduğu öne sürülen Türkiye’nin tanınmış kadın doğum profesörleri tanık olarak dinlendi. Dr. Nuh Baklacı, ÇÜ Tıp Fakültesi’nde 1993’de öğrenim gördüğü sırada Kadın Doğum bölümünde çalışırken kendisi ve diğer öğrencilerden 1 haftalık izin ödülü karşılığında bilimsel çalışma adı altında sperm alındığını iddia ederek şunları söyledi:

'SPERMİ MUAYENEHANESİNE VERDİM'
“Bana, verdiğim spermin sıvısının kullanılacağını, hücresinin kullanılmayacağını söylediler. Spermi sanıklardan Dr. Hakim Arısoy istemişti. Spermi hocamız İsmet Köker’in muayenehanesine götürüp sekreterine vermiştim. Sperm karşılığında bana 1 hafta izin verdiler. Fakülteden mezun olup 1995’de iç hastalıklar uzmanlığını kazanıp, üniversiteye döndüm. Öğle saati arasında otururken kadın doğum uzmanı arkadaşlara, öğrencilerden sperm alınma uygulamasının devam edip- etmediğini sordum. Onlar da bana alaycı şekilde, ‘Çocuklarını ara’ dedi. Bizden alınan spermlerin hücrelerinin aşılamada kullanıldığını söylediler. O dönemde yaygın şekilde intörnlerden sperm isteniyordu. Hatta herkes bu konuyu konuşuyordu. Ben spermlerin bilimsel olarak kullanıldığını sanıyordum.''

ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yılmaz Atay, 1990’dan bu yana öğretim üyesi olduğunu, sanıklardan Prof. Dr. İsmet Köker’in birimden sperm alıp kullanmasının mümkün olmadığını savunarak, “Köker’in dışarıdaki muayenehanesinde yapıldığı söyleniyordu. Bizim bilmemiz mümkün değil. Öğrenciyken kendisi hocamdı. İlk defa böyle bir olayı duyuyorum'' dedi.

Aynı bölüm öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Ali Vardar da, o dönem bölüm polikliniği sorumlusu olduğunu, başkalarından sperm alınma işinin ise bölümünde görevli hemşire Fatma Karabulut’un kendisine şikayeti ile ortaya çıktığını söyledi. Prof. Dr. Vardar, “Ben de bu şikayeti bölüm başkanımız Oktay Kadayıfçı’ya aktardım. Asistanlarla toplantı yaptık. Asistanlar kendilerinden sperm isteğinde bulunulmadığını ve olaya alet olmadıklarını söyledi. 10 gün sonra aynı hemşire, aynı yönde bana tekrar şikayette bulundu. Ben de tekrar bölüm başkanına konuyu aktardım. Zaten o sıralarda bu konu rektörlük, başhekimliğe kadar gitmişti'' diye ifade verdi.

BÖLÜM BAŞKANI DA DİNLENDİ
Sperm skandalının yaşandığı dönemlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Oktay Kadayıfçı ise, kendisine dışarıdan sperm temin edildiğine dair şikayeti Prof. Dr. Mehmet Ali Vardar’ın ilettiğini, hemşirelerin bu konuda rahatsız olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kadayıfçı, “Yaptığım toplantıda asistanlar böyle bir şeyin olmadığını söylediler. Daha sonra konu gazetelere haber oldu. Bu olayın tüp bebek merkezi ile ilgisi yoktur. Çalışma yönleri farklıdır'' dedi.

O dönem ‘Yardımcı Doçent’ olarak görev yaptığını belirten Doç. Dr. Levent Toksöz de, Tüp Bebek Merkezi’nde iddia edilen olayın olmasının mümkün olmadığını söylerken, bölümün eski sekreteri Ali Alataş, ise görev yaptığı sürede olayın dedikodu olarak konuşulduğunu, kendisinden sperm istenmediğini söyledi.


Dava, adresleri tespit edilemediği için ifadeleri alınamayan tutuksuz sanıklardan Suriye uyruklu Nihat Kataya ile Özkan Yılmaz’ın ifadelerinin alınması için ertelendi.


Prof.Dr. Köker ne demişti?

SPERM skandalında, başkalarından aldığı sperm ile muayenehanesine gelen kadın hastalarını hamile bıraktırmakla suçlanan ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmet Köker, mahkemede verdiği ifadede, tüp bebek çalışmalarında başka erkeklerden sperm alındığı iddialarının doğru olmadığını savundu. Prof. Dr. Köker, ihtisas tezi hazırlamak için doktor ve asistanların dışarıdan sperm topladıklarını öne sürdü. Prof. Dr. Köker, “İddialar arasında öğrencilerin spermlerinin alındığından bahsediliyor. Öğrencilerden kendi verenler olmuştur. Bilimsel çalışma için veriyorlardı. Bu tür çalışmaların örnekleri ve akademik kararları var. Tüp bebek merkezindeki biyologlar ve doktorlar sadece bilimsel çalışmalar için sperm toplarlar. Tüp bebek kimin konusuyla o kişi spermi temin eder. Bu işlemlerin üniteyle alakası yoktur'' dedi.
Prof. Dr. Köker, iddiaların ortaya çıkması ile birlikte açılan soruşturma sonunda açığa alınmış, ancak yargılama tamamlanmadığı ve açığa alma süresi sona erdiği için tekrar görevine dönmüştü.


Milliyet

doktor:
bir
haftalık
izin
karşılığı
benden
de
sperm
alındı
Yorum (15)
Cevdet Tokat
Doğru söze kim ne der? Şahin hoca yazdıklarınıza virgülüne kadar katılıyorum. 28 şubat sürecinde Kayseri'de cerrahi asistanlığı yapıyordum .Malum dönemin başbakanı ''rektörler başörtülülere selam duracak'' talihsiz sözünü söyledikten sonra hastane servislerinde başörtülü personel avı (doktor-hemşire) başladı. Yıllardır başörtüsüyle çalışan hemşire arkadaşımız ertesi gün o halde çalışamaz duruma düştü.Yoğun bakımda solunum cihazı yetersizliğinden hastalar sıkıntı çekerken dönemim dekanı cihaz temin etmek gayreti yerine, elinde kağıt-kalem servislerde başörtülü hemşire avına çıkmıştı.Yoğun bakımda başını açmak istemeyen bir hemşiremiz işinden oldu. O dönemlerde kimlerin nereden emir-komuta aldığını şimdilerde öğreniyoruz.Netekim o dönemin dekanı o gayretlerinin semeresini, bir süre sonra üniversiteye rektör olarak atanmak suretiyle almış oldu.O karanlık günlerin tekrar yaşanmaması dileğiyle, aydınlık günlere merhaba.
0
Cevapla
Uğur Gönenç
Iste sizin demokrasi anlayisiniz, sayin Hocam! Siz o koseyi ele gecirmisiniz, istediginize hakaret savurabilirsiniz, biri sizi elestirince "sacmalamis" oluyor. Tebrikler..
0
Cevapla
drpediatrics
"Demokrasinin" gereğidir yaptığınız... söyledikleriniz hal-i anlatmaktan ibarettir... Tebrikler ve teşşekürler...
0
Cevapla
salih mektep
hocam zamnında her türlü zulümü yapanlara birşey demeyenlere bende diyorumki şimdide susun ama işinize gelmediği için susmazsınız çünkü biliyorsunuzki susma susdukça sıra sana gelecek gibi paranoyadalar...
0
Cevapla
Yılmaz Yolcu
Şahin Bey geçen yazınızı eleştiren hekimlerden birisi de bendim; Fakat davranışınızı takdir ediyorum şu anda; Eleştirileri "eleştiriler üzerine yeni yazı yazacak" kadar dikkate aldığınız için
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300